YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17985
KARAR NO : 2014/16203
KARAR TARİHİ : 13.10.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılandan 10000 TL borç para istediği ve karşılığında yargılama konusu olan senedi düzenlemeyi teklif ettiği, katılanın, düzenlenecek olan senette oğlu olan İsmail Börekçiyi kefil olarak göstermesini sanıktan istediğinde ise, sanığın, oğlu olan İsmail Börekçi’nin ismini senede kefil olarak yazıp, oğluna imzalatacağını söyleyerek katılanın yanından ayrıldıktan sonra, kefil kısmını da kendisi imzalamak suretiyle gerçeğe aykırı bir şekilde oluşturduğu senedi katılana verip, karşılığında 10000 TL para alarak haksız menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda;
1-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığı, sanık hakkında 12.11.2009 tarihinde verilen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı katılan vekilinin, yaptığı itirazı üzerine,Uşak Ağır Ceza Mahkemesinin yaptığı inceleme sonucunda verdiği red kararı ile verilen hükmün kesinleştiği anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, tanıkların anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın katılandan borç para alması karşılığında kendisinin borçlu olarak göründüğü bir senet düzenleyip kefil olarak oğluna imza attırdığına dair yalan söyleyip katılanı bu duruma inandırdıktan sonra aslında kefil kısmının da kendisi tarafından imzalanmış olan suça konu senedi katılana vermek suretiyle sergilediği hileli hareketler neticesinde katılandan 10000 TL para alması ve vadesi geldiğinde ise senede konu olan bedeli katılana ödemeyerek haksız menfaat temin etmesi şeklinde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin; dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden delillerin takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.