Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/2005 E. 2014/9276 K. 12.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2005
KARAR NO : 2014/9276
KARAR TARİHİ : 12.05.2014

MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık …’ın eczanesinde yapılan aramada, 73 adet ilaç küpürü, 58 adet küpürü kesilmiş reçete; …ün
eczanesinde, 136 kutu küpürü kesilmiş ve reçetesi olmayan ilaç, eczacı sanık … adına kayıtlı olan, fakat kardeşi sanık … tarafından kullanılan ve eczane önünde park halindeki araçta yapılan aramada, yine küpürü kesilmiş 195 kutu ilaç ele geçirildiği, sanıkların bu şekilde ilaçların küpürlerini keserek emanet aldıkları sağlık karnelerine, sağlık ocağındaki doktorlara hayali ilaç yazdırmak suretiyle SGK’dan tahsil ettikleri, küpürü kesilmiş ilaçları da menfaat ilişkisi içinde oldukları hekimlere istediklerinde ücretsiz verdikleri, parası az veya hiç olmayan müşterilerine düşük ücretle sattıkları, bu şekilde mükerrir kazanç elde ederek ve ilaçları kuruma fatura ederek kamu kurumundan haksız menfaat temin etmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, alınan bilirkişi raporu, kurum yazısı ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, sanıkların kesilmiş küpürleri kuruma fatura ettikleri, bu küpürleri başka yerde haksız olarak kullandıkları ya da mükerrer bir şekilde satarak kurumu zarara uğrattıklarına dair mahkumiyetlerine yeter kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığı dikkate alınarak bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,12/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.