YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12853
KARAR NO : 2014/4801
KARAR TARİHİ : 17.03.2014
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Müştekinin,… plaka sayılı … marka aracı … isimli kişiden satın aldıktan sonra sanıkla birlikte Orman İşletme’de çalıştıkları, müşteki askere gidince, babasıyla da ortak olarak çalışan sanığa aracını emanet olarak verdiği, izne geldiğinde aracını sanıktan istemesine rağmen, sanığın, aracın kendisine ait olduğunu iddia ederek müştekiye teslim etmediği, tanık …, aracı müştekiye sattığını belirttiği, böylece sanığın güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, müşteki ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olması karşısında, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “180 gün”, “150 gün ” ve ” 3.000 TL ” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla
” 5 gün ” , “4 gün” ve ” 80 TL ” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.