YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11571
KARAR NO : 2014/5130
KARAR TARİHİ : 19.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanık … hakkında kurulan hükme yönelik olduğu belirlenerek bu hükme hasren yapılan incelemede,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın dolandırıcılık kastıyla hayvan pazarlarından tanıdığı müştekiyi cep telefonundan arayarak elinde hesaplı 4 adet dana ve 3 adet koyun olduğunu, bunları peşin olarak satmak istediğini söylediği, müştekinin de kabul ederek hayvanları almak için …’ya buluşma noktasına gelen hakkındaki hüküm temyiz edilmeyen diğer sanık … ile buluşup, …’in evinin önüne gittiği, sanık …’ın müştekiye malları vadeli olarak başkasından satın aldığını, bu şahıslardan malları alabilmek için peşinat vermesi gerektiğini söyleyerek, 2.000 TL istediği müştekinin parayı vermesi üzerine sanık …’in hayvanları alıp gelmek üzere ayrılarak bir daha gelmediği, kendisini arayan müştekiyi hayvanları …’a getireceğini söyleyerek bir süre oyaladıktan sonra ortadan kaybolduğu olayda; sanık …’in eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Suçtan zarar gördüğü anlaşılan müşteki …’ün, 09.10.2007 tarihinde talimatla alınan beyanında, sanıklardan şikayetçi olduğunu belirterek kamu davasına katılma isteminde bulunduğu halde, bu hususta 5271 sayılı CMK’nın 238/3. maddesi uyarınca olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş ise de gerekçeli karar önce müştekinin bildirdiği adrese ardından mernis adresine tebliğ için gönderildiği, iade edilmesi üzerine mernis adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ yapıldığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; üst Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.