YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19027
KARAR NO : 2014/4753
KARAR TARİHİ : 13.03.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Katılan kurumdan emekli aylığı almakta olan sanığın annesi …’nın, maaşını çekmesi için … Noterliği’nde düzenlenen 21.09.2000 tarihli vekâletnameyle sanığı vekil tayin ettiği, …’nın 30.06.2001 tarihinde vefat etmesine rağmen, sanığın geçersiz kalan vekâletnameyi kullanarak 31.05.2006 tarihine kadar 15.277,90 TL tutarındaki maaşı haksız yere çekerek katılan … zarara uğrattığı, hak ettiği yetim aylığı ile yapılan mahsup sonucunda kuruma 1.434,74 TL borcunun kaldığı somut olayda;
1- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250-2009/13 sayılı ve 07.04.2009 tarih ve 2009/3-64-83 sayılı kararlarında açıklandığı üzere 5728 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar aynı kanunun 231/12. maddesi gereğince itiraz yasa yolu açık olup, anılan kararının temyiz yeteneği bulunmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı sanık tarafından yapılan itirazın Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 26.05.2010 tarih ve 2010/238 değişik iş sayılı karar ile reddedilmiş olması ve CMK’nın 271/4. maddesi gereğince merciin itiraz üzerine verdiği kararın kesin olması karşısında, bu konudaki temyiz talebinin REDDİNE,
2- Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Adli para cezası belirlenirken tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52.maddesi uyarınca, 20-100 YTL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması suretiyle 1528 gün olarak belirlenip günlüğü 20,00 TL hesabı ile 30.556 TL adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken 3.100,00 TL’ye hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 13.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.