YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15893
KARAR NO : 2013/23264
KARAR TARİHİ : 25.12.2013
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı emeklilik nedeniyle işten ayrıldığı davalı … ile arasında yapılan 06/03/2008 tarihli protokol ile tüm alacaklarının kabul ve ödenmesinin de taahüt edilmiş olduğunu, yine alacaklarının tahsili amacıyla … 1. İş Mahkemesine 2009/1034 Esas sayılı dava dosyasıyla açılan davanında Yargıtay’dan onanarak kesinleştiğini, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; 155,69 TL akti ikramiye asıl alacağı ile 48,75 TL faizinin, 93,62 TL yılık izin ücreti asıl alacağı ile 1,79 TL faizinin, 448,86 TL yakacak yardımı asıl alacağı ile 10,04 TL faizinin, 37,60 TL fazla mesai asıl alacağı ile 5,46 TL faizinin, 28,04 TL ilave tediye asıl alacağı ile 4,07 TL faizinin, 18.774,34 TL ücret asıl alacağı ile 14.824,12 TL faizinin, 55,39 TL harcırah asıl alacağı ile 2,60 TL faizinin, 753,41 TL ücret farkı asıl alacağı ile 819,55 TL faizinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili zamanaşımı def’inde bulunarak, talep edilen alacakların tamamen davacıya ödendiğini, asıl alacak ödenmekle asıl alacağa bağlı fer’i hak niteleğinde bulunan faiz alacaklarının da son bulduğunu, kaldıki davacı
tarafından müvekkili kuruma sunulmuş herhangi bir ihtirazi kayıt olmadığından faiz talep edilmesinin de mümkün olmadığını, davacı tarafca 1. İş Mahkemesinin 2009/1034 Esas sayılı dosyası dayanak gösterilmiş ise de, söz konusu davanın bir takım işçilik alacaklarının faizi davası olduğunu, yine mahkemecede sadece taleple bağlı olmak kaydıyla faiz alacaklarına hükmedilmiş olduğunu, yargılamaya konu dava ile ise anılan mahkeme dosyasıyla kesinleşen faiz alacaklarının yanı sıra bu faiz alacaklarına ilişkin ödenmediği iddia edilen asıl alacaklarında talep edilmiş olduğunu, bundan hareketle davacı tarafca önceki mahkeme kararına dayanılarak faiz alacaklarına konu asıl alacakların talep edilemeyeceğini, kaldı ki faize konu alacak asıllarının tümünün davacıya ödenmiş olduğunu, yine davacının fazla mesai ücreti ve faizini talep etme hakkı olmadığını, önceki görülen davada davacı tarafca fazla mesai alacağı ve faizine ilişkin talepde bulunulmadığı gibi mahkeme kararının hüküm kısmında da yer verilmediğini, ayrıca dava dilekçesinde hüküm altına alınan bu miktarlar nazara alınmaksızın talepte bulunulmasının da yerinde olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, aynı taraflar arasında görülen kısmi davada karara dayanak alınan bilirkişi raporu kesin delil haline gelmez ise de; kısmi davanın tespite ilişkin bölümü kesin hüküm dolayısıyla kesin delil oluşturur gerekçesiyle önceki mahkeme kararında davaya konu edilen alacakların faizlerine dair tespitte bulunulmuş olup, buna göre de sayılan alacakların faizlerinin miktarlarının varlığı kesin delille ispat edilmiş, anılan karar sonrası bunların ödendiği hususu da davalı tarafca ispat edilememiş olduğundan, önceki davada verilen kararla tespit edilen faiz alacağı miktarlarından kısmen hüküm altına alınan tutarı mahsup edilmek suretiyle kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece fazla mesai asıl alacağı ve faizi konusunda önceki kesinleşen dosyada dava konusu edilmemiş dolayısıyla da bunlar hakkında tespit yine kısmende olsa tahsillerine dair karar verilmemiştir. Ancak bilirkişi raporu sonrası davalı tarafca dava konusu alacaklara ilişkin bakiye ana paralar ile fazla mesai faiz alacağının ödendiği de ispat edilememiş olduğundan, fazla mesai faiz alacağı ve tüm dava konusu alacaklara ilişkin bakiye ana para istemlerinin yerinde olduğu değerlendirilerek tahsiline karar verilmiştir.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan
bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda; davacı, davalı … ile aralarında tanzim edilen 06/03/2008 tarihli protokole davalı tarafça uyulmaması üzerine … 2. İcra Müdürlüğünün 2009/926 takip sayılı dosyasıyla izin ücreti, maaş ve ikramiye alacağı, kömür yardımı, tasarrufu teşvik fonu ve nema alacağı ile yolluk alacakları için ilamsız icra takibi yapmış, BK’nun 84. maddesi gereği kısmi ödemenin faiz ve masraflara mahsubunu talep etmiştir. Takip konusu alacak tahsil edilmiş ancak davacı takipte yer alan BK’nun 84. maddesi hükmünün uygulanmadığı gerekçesiyle … 1. İş Mahkemesinin 2009/1034 Esas sayılı dosyasıyla süresinde ödenmeyen ikramiye, ücret, izin ücreti, yol harcırahı ve kömür alacağı faizlerine yönelik dava açmıştır. Bu dosyada alınan 14/07/2011 tarihli bilirkişi Av. Yılmaz Gürda tarafından tanzim edilen raporda talep dışına çıkılarak ve dayanağı olmadığı halde fazla mesai alacağı ve faizi de hesaplanmıştır. Fazla mesai alacağı yönünden protokolde de miktar belirtilmediği ve icra takibi ve dava konusu
yapılmadığı anlaşılmıştır. Yine raporda bu alacağın ne şekilde mevcut olduğu ve hesaplamasının nasıl yapıldığı da anlaşılamamıştır. Mahkemece bilirkişi raporunda mevcut olduğu ve önceki davada kesin delil teşkil ettiği ve ödendiğinin de ispat edilememiş olduğu gerekçesiyle fazla mesai alacağının ve faiz alacağının hüküm altına alınması isabetsiz olup kararın bu yönüyle bozulması gerekmektedir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 25.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.