Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/77 E. 2014/14335 K. 10.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/77
KARAR NO : 2014/14335
KARAR TARİHİ : 10.09.2014

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Sanık …’in ….nin ve bu şirkete bağlı olarak kurulan … … dershanesinin sorumlu müdürü ve yetkilisi olduğu, dershaneye çocuklarını kaydettiren katılanlar ….’den 600TL tutarlı, … … 1.500 TL tutarlı, müşteki …’den 1.600 TL. tutarlı, bono aldığı, katılanlardan … … dershane öğretime başlamadan önce coçuğunun kaydını sildirdiği, sanığın 2007 yılı Nisan ayı içerisinde dershaneyi kapatarak müşteki … ve katılan …’e borçları kalmadığına ilişkin yazı verdiği, bu şekilde sanığın katılanlardan aldığı senetlerin bedelsiz kaldığı halde, katılan … … aldığı senedi, …’a, müşteki … ve katılan …’ten aldığı senetleri de …’ya ciro ederek icra takibine konulmasını sağlamaktan ibaret eyleminin bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Sanık hakkında katılanlar … … … ve …’e karşı işlediği bedelsiz senedi kullanma suçundan kurulan hükümlere yönelik incelemede,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında müşteki …’e karşı işlediği bedelsiz senedi kullanma suçundan kurulan hükme yönelik incelemede,
Sanığın üzerine atılı bedelsiz senedi kullanma suçunun 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi gereği uzlaşma kapsamında suçlardan olduğundan, sanık ile katılan arasında uzlaşma olup olmayacağı konusunda tarafların beyanı alındıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.