Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/17054 E. 2014/9297 K. 12.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17054
KARAR NO : 2014/9297
KARAR TARİHİ : 12.05.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Olay günü evine doğru gitmekte olan katılanın hemen önünde yürüyen sanığın, yere eğilerek bir cüzdan bulduğunu söyleyerek katılanın yanına gelip, sözde bulduğu cüzdanın içerisinden bir adet altın olduğu izlenimi uyandıran sahte bir bilezik çıkartarak katılana gösterdiği ve ortak olmayı teklif ettiği, katılanın bu teklifi kabul etmeyerek cüzdanı sahibine iade edilmek üzere sanıktan istediği, sahte bileziği ve cüzdanı katılana veren sanığın, karşılığında katılandan 170 TL değerindeki cep telefonunu aldığı, olay yerinden ayrılan katılanın, yaptığı araştırma neticesinde sanıktan aldığı bileziğin altın olmadığını anladığı ve bir gün sonra aynı sokakta bir seyyar satıcıya da aynı yöntemle bir cüzdan bulduğunu söyleyip sahte bilezik göstererek kandırmakta olduğu sırada sanığı yakalayarak polise haber verdiği, bu şekilde yakalanan sanığın, üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, yakalama tutanağına, şikayetçinin beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Hükümde tekerrüre esas alınan ilamın gösterilmesi zorunluluğunun bulunmadığı, sanık hakkında birden fazla tekerrüre esas alınacak hükümlülüğün bulunması halinde, bunların en ağırının infaz aşamasında tekerrüre esas alınması gerektiğinden hareketle, bu yönde kararın düzeltilerek onanmasını talep eden düşünce benimsenmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 12.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.