YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8052
KARAR NO : 2014/13331
KARAR TARİHİ : 26.11.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit
HÜKÜM : Tehdit suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve diğer atılı suçlardan mahkûmiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Hükmedilen ceza miktarları nazara alınarak sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddine, mahkemece sanık hakkında tehdit suçundan dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın aynı Kanunun 231/12. maddesi uyarınca itirazı kâbil kararlardan olup temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve sanık müdafilerince bu kararla ilgili olarak yapılan itiraz üzerine İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.07.2014 günlü, 2014/756 D.İş sayılı ilamı ile vâki itirazın reddine karar verildiği dosya kapsamından anlaşıldığından, bu suça ilişkin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK.nın 317. maddesi gereğince reddiyle, incelemenin diğer atılı suçlardan kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sınırlı olarak duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Adli Tıp Kurumunun istikrar kazanmış uygulamasına göre TCK.nın 102/5. maddesi kapsamında beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin kesin rapor verilebilmesi için yetişkinlerde olay tarihinden itibaren en az bir yıllık bir sürenin geçmesi koşulunun arandığı, buna karşılık 12.04.2013 tarihinde işlenen suçla ilgili olarak yapılan yargılama sırasında aldırılıp mahkemece hükme esas alınan ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde görevli iki adli tıp uzmanı ile üç ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanından oluşan beş kişilik heyetçe düzenlenen 20.12.2013 günlü, bila sayılı raporda mağdurenin olaydan 8 ay 8 gün geçtikten sonra yapılan psikiyatrik muayene bulgularına göre söz konusu eylem nedeniyle gelişen travma sonrası stres bozukluğundan dolayı ruh sağlığının kalıcı şekilde bozulduğunun bildirilmesi ve anılan raporun dosya kapsamı nazara alındığında içeriği itibariyle de yetersiz olması karşısında, mağdurenin dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kuruluna sevk edilip muayenesinin yaptırılarak anılan olay sebebiyle ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda yeni rapor aldırılmasının ardından sanık hakkında TCK.nın 102/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK.nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkân verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.