YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21525
KARAR NO : 2014/13881
KARAR TARİHİ : 09.07.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın Ağrı ilinden gelirken kendisine bir şahsın sanığa teslim edilmek üzere zarf içinde bir emanet verdiği, Ağrı’ya geldiğinde sanığa telefonla aradığı, zarfı otobüs ile gönderdiği, bir süre sonra yeniden sanığı arayarak zarf içindeki metalin altın olup olmadığını sorduğu, sanığında gerçek altın olduğunu söylediği, bunun üzerine katılanın “başka altın var mı?” diye sorduğu, sanığın başka altının da olduğunu söyleyerek müştekiyi …’a çağırdığı, sanıktan bir miktar altın istediği, katılanın altınları vermeden para veremeyeceğini söylediği, ancak sanığın hileli davranışlarını kuvvetlendirmek amacı ile “bana güvenmiyor musun, sana kimlik fotokopimi vereyim“ diyerek kimlik fotokopisini katılana verdiğini, 50 altın vereceğini söyleyerek katılandan 1900 TL para aldığı ve katılanın yanından ayrıldığı, ancak bir daha geri dönmediği, sanığın bu şekilde üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; müşteki ve sanığın aşamalardaki ifadeleri ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma; sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 09.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.