YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2635
KARAR NO : 2014/14246
KARAR TARİHİ : 09.09.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Somut olayda; sanıkların gümrükte satışa çıkarılan araçların ilk satışta satılamaması veya ilk satışın sonuçsuz kalması durumunda ikinci satışta aracın satış bedelinin düştüğü bilgisine sahip olmaları nedeniyle, … Tasfiye İşletme Müdürlüğü’nce 1996 model … aracı için yapılan birinci satışı sonuçsuz bırakmak için … … sahte ismine ait sahte kimlik bilgileri beyan ederek ve sahte ikametgah ilmuhaberi kullanarak, ilk satışa sanık …’un girmesini sağladıkları, baştan beri satış bedelini ödeme düşüncesinde olmadıklarından beyan ettikleri bilgilerin de sahte olması nedeniyle kendilerine ulaşılamadığı ve aracın ikinci satışa çıkartılması ile aracı çok daha düşük bedelle sanık …’nin satın aldığı, sahte bilgiler nedeniyle kendilerine ulaşılamaması nedeniyle iki satış arasındaki farkı da ödemekten kurtuldukları iddia olunan olayda; birinci satışta her iki sanığın da ihaleye katılanlar arasında olmadıkları, birinci ihaleyi alan … … isimli kişi ile ilgilerine dair delil elde edilemediği gerekçeleriyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 09.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.