Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/6841 E. 2014/8421 K. 25.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6841
KARAR NO : 2014/8421
KARAR TARİHİ : 25.06.2014

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalılar tarafından süresi içinde ayrı ayrı temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira alacağının tahsili istemiyle yapılan takibe vaki itirazın kaldırılması istemidir. Kiracılar ve Kefiller hakkında yapılan takibe istinaden açılan davada, mahkemece itirazın kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine ve inkar tazminatına karar verilmiş karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı kiracılar … ve …’nin itirazın kaldırılmasına ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-)Davalı kefiller … ve …’nin temyiz itirazlarına gelince;
Davada dayanılan ve karara esas alınan 29.11.2011 ve 27.11.20011 tarihlerinde imzalanan 01.01.2012 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli ek kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Bu ek kira sözleşmelerini davalılar … ve …’nin müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. BK. 484 (TBK 583) maddesi hükmüne göre kefaletin geçerli olabilmesi için kefalet süresinin ve kefilin sorumlu olacağı miktarın sözleşmede gösterilmesi gerekir. Kefalet süresinin ve kefilin sorumlu olacağı azami tutarın gösterilmemesi halinde kefalet ancak kira sözleşmesinde kararlaştırılan kira süresi için geçerlidir. Öte yandan davalının kefaleti, TBK.nun 600.maddesi uyarınca sınırlı süreli bir kefalet olup anılan yasa hükmünde belirtildiği üzere, kefalet süresinin sonunda kefil borcundan kurtulur.
Ayrıca 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanunun Uygulanması ve Yürürlüğü hakkında Kanunun 1. maddesinde “ Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir. “ hükmü yer aldığından kefalet sözleşmesi de TBK.nun yürürlüğe girmesinden önce düzenlenmiş olsa dahi; sona ermesine TBK hükümleri uygulanması gerekir.
Olayımızda sözleşme süresi 31.12.2012 tarihinde sona ermiş, icra takibi 10.05.2013 tarihinde başlatılmıştır. Bu durumda yukarıda açıklanan gerekçelerle kefillerin kefaletle sorumluluğu sona erdiğinden mahkemece kefil olan davalıların itirazlarına yönelik olarak, itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kefil olan davalılar yönünden de itirazın kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır
SONUÇ: Yukarıda (1) No’lu bentte yazılı nedenlerle davalılar … ve … hakkındaki kararın ONANMASINA, yukarıda (2) No’lu bentte yazılı nedenlerle davalı kefil … ve … hakkındaki kararın 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi maddesi uyarınca BOZULMASINA ve onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.