YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17005
KARAR NO : 2014/9503
KARAR TARİHİ : 13.05.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-i bendinde, serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi hali nitelikli dolandırıcılık olarak kabul edilmiş, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 65/2. maddesinde serbest meslek faaliyeti sermayeden ziyade şahsi mesaiye ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır” şeklinde tanımlanmış, aynı kanunun 66. maddesi ise “Serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler serbest meslek erbabıdır” denilmiştir. Aynı kanunun 37. maddesinin 4. bendinde ise, gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle uğraşanların bu işlerinden … kazançların bu kanunun uygulanmasında ticari kazanç sayılacağı belirtilmiştir. Kanunda kendi nam ve hesabına mesleğin gerektirdiği etik kurallara uygun olarak çalışması gereken kişilerin toplumda kendilerine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemeleri hali nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlenmiş ise de, bu bendin uygulanabilmesi için failin serbest meslek mensubu olması ve dolandırıcılık suçunu da mesleği gereği kendisine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle işlemesi gerekir.
Somut olayda; sanığın, katılana ait …Gıda Taşımacılık isimli şirketten, yaklaşık maliyeti 50.000 TL olan 840 koli Bizce marka ayçiçek yağını Elazığ iline sevk irsaliyesinde belirtilen adrese teslim etmek üzere … sahte plakalı beyaz renkli kamyon ile … … adıyla teslim aldığı, teslim sırasında … … adına düzenlenmiş ve aslı ele geçirilemeyen sürücü belgesi fotokopisini ve sahte ruhsat fotokopisini katılana verdiği ve teslim aldığı mallar ile ilgili nakil sözleşmesini … … ismi ile imzaladığı, sonrasında 840 koli ayçiçek yağını teslim etmesi gereken adrese götürmeyip, piyasada satmak suretiyle haksız kazanç sağladığı anlaşılmakla; sanığın, kamu kurumu olan Trafik Tescil Şube Müdürlüğü’nün maddi varlıkları olan sürücü belgesi, araç ruhsatı ve plaka kullanmış olması şeklinde gerçekleşen olayda, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde öngörülen “Kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunun oluşmasına rağmen, kendisine ait bir taşıma şirketi bulunmayan ve serbest meslek sahibi kişilerden sayılamayacak olan sanık hakkında aynı kanunun 158/1-i maddesinde belirtilen “Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunun oluştuğunun kabulü ile uygulama yapılması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 13/05/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.