YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18986
KARAR NO : 2014/11194
KARAR TARİHİ : 04.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık … Dalgalı’nın 21.07.2009 günü müştekinin çalışmakta olduğu Kızılay Metro İstasyonu gişesine gelerek, Başkent Bijuteri isimli dükkanda çalıştığını ve bozuk paraya ihtiyaçları olduğunu söylediği, bunun üzerine müştekinin, sanığa 650,00 TL bozuk para verdiği, sonra müştekinin tüm parayı almak üzere sanıkla beraber kızkardeşi olan tanığı da gönderdiği, sanığın, tanığa Dost Kitabevi’nde kendisini beklemesini söylediği, ancak ortadan kaybolduğunun anlaşıldığı, bu itibarla sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın hakkındaki tekerrür uygulamasına esas alınan Kayseri 5.Asliye Ceza mahkemesinin 2008/204 esas, 2008/934 karar sayılı kararı ilgili mahkemenin 12/10/2012 tarihli cevabi yazısı içeriğine göre kesinleşmediği ve temyiz incelemesi için Yargıtay’da olduğu belirtilmesine rağmen, bu karara dayanılarak sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, dolandırıcılık suçundan kurulan hükümdeki 5237 sayılı Kanunun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılarak yerine “sanığın Karabük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.06.2007 tarih, 2005/341 esas, 2007/372 karar sayılı 29.04.2009’da kesinleşen kararına konu 4 yıl hapis cezası ile mükerrir olduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanunun 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejmine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanunun 326/ son maddesi uyarınca aleyhe değiştirmeme ilkesi gözetilerek 5275 sayılı Kanunun 108/2 maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.07.2008 tarih, 2008/204 esas, 2008/934 karar sayılı ilamına konu olan 3 yıl hapis cezası esas alınarak belirlenmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.