Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/15438 E. 2014/7442 K. 17.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15438
KARAR NO : 2014/7442
KARAR TARİHİ : 17.04.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenerek haksız yarar sağlandığı iddia ve kabul olunmasına rağmen sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanmaması isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Şikayetçinin … adlı arkadaşı vasıtasıyla tanıdığını söylediği sanığın, kendisini ona MİT’te görevli olarak tanıtıp, resmi ve özel kuruluşlarda üst düzey görevliler ile ilişkisi olduğunu söyleyip güven-inanç ortamı oluşturduktan sonra, Botaş’ta işe aldıracağı vaadinde bulunarak şikayetçiden nüfus cüzdanı fotokopisi, rapor, fotoğraf gibi bir kısım belgeleri istemesi, ardından da kimsenin bulunmadığı bir ortamda, işe alma kararında etkili
olacak kişilere hediyeler alınmasında kullanılacağı yalanıyla 5.000 TL para talep edip elden-nakit alması, ilerleyen zaman içerisinde başvuru işlemlerinde kullanılmak üzere şahsi banka hesabına 03.08.2006 tarihinde 280 TL daha yatırılmasını sağlayarak haksız yarar sağlaması eyleminin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu, kabul eden mahkemenin kabul ve uygulamasında yukarıdaki eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.