Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2013/23640 E. 2013/17173 K. 23.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/23640
KARAR NO : 2013/17173
KARAR TARİHİ : 23.10.2013

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İş sözleşmesinin geçersiz olarak feshedildiğini ve fesih bildiriminin yazılı olarak yapılmadığını iddia eden davacı vekili, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden davalının sorumluluğuna karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı olarak gösterilen …Anaokulu Müdürlüğü tüzel kişiliği haiz olmadığından dava ehliyeti bulunmadığını gerçek hasmın … olduğunu belirterek davanın husumetten reddini talep etmiştir.
28.12.2012 günlü ön inceleme tutanağında dava dilekçesinin… ile tebliğine karar verilmiş, 08.03.2013 havele tarihli cevap dilekçesiyle Bakanlık vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacıya yöneltilen herhangi bir yazılı fesih bildirimi bulunmadığı ve davacının iş akdinin feshinin 30.11.2012 tarihinde …’dan, 03.12.2012 tarihinde ise şifahi olarak sonlandırıldığının anlaşıldığı, davalının fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorunda olması nedeniyle davalı tarafın yazılı fesih bildiriminde bulunulmadığından geçerli fesih yapmadığının açık olduğu ve dosyada bulunan 22/05/2013 tarih 41 sayılı İl Eğitim Denetmenleri tarafından hazırlanmış olan müfettiş raporunda “Anaokulu müdürünün çalışan 6 personele çalışmalarından dolayı herhangi bir uyarısının bulunmadığı önceki mevzuata göre alınıp yıllardır çalıştırılmakta olan çalışanları öğretim yılı …/..

ortasında taşeron firmaya aktarmak istenmesi sonucu sebepsiz yere çalışma süreleri bitmeden işten çıkarıldıkları iddiasının sübuta erdiği” şeklinde rapor düzenlenmiş olduğu, müfettiş raporunun kurum içi hazırlanmış olmasına rağmen aksi ispatlanıncaya kadar delil özelliğini yitirmeyeceğinden dikkate alındığı gerekçeleriyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Davalı … harçtan muaf olduğu halde, doğru bir şekilde bakiye harçtan sorumlu tutulmamasına karar verilmesine rağmen, harcın yargılama giderleri içerisine katılarak davalının harca mahkum edilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının harca hükmedilmesine ilişkin 2. ve 3. maddelerinin tamamen silinerek yerine;
“2- Davalı harçtan muaf olduğundan davacı tarafından yatırılan 42.30 TL harcın istek halinde davacıya iadesine,
3- Yargılama sırasında davacı tarafça yapılan 357.50 TL yargılama giderinin davalı ….’dan alınarak davacı taraf verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına; hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 23.10.2013 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.