YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10661
KARAR NO : 2014/4416
KARAR TARİHİ : 11.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, katılanın eşi tanık …’ın çocukluk arkadaşı olduğu, katılanın icra borcu olduğunu öğrenmesi üzerine icra takibini yapan avukatı ile icra alacaklısını tanıdığından bahsedip icra masraflarını düşürebilirim diyerek katılandan 8.300,00 TL ve 5.700,00 TL parayı farklı zamanlarda aldığı ancak katılanın icra dosyasına herhangi bir ödemede bulunmadığı, bu şekilde müsnet suçu işlediği anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın eylemini farklı zamanlarda gerçekleştirmiş olması nedeniyle zincirleme suç hükümleri uygulanarak tayin olunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesi gereğince artırılması sırasında ve hapis cezasından 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi ile 1/6 oranında indirim yapılırken yanlış hesap yapılmak suretiyle fazla hapis cezasına hükmolunması,
2-Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
3-Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının, paraya çevrilmesi sırasında uygulanan 5237 sayılı TCK’nın 52/2. maddesinin gösterilmemesi ve hapis cezası ertelenen sanık hakkında, denetim süresinin belirlenmesi sırasında uygulanacak TCK’nın 51/3. maddesinin gösterilmemesi suretiyle, CMK’nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından hapis cezasına ilişkin 2. fıkradaki 1 yıl 4 ay hapis cezasının 1 yıl 3 ay hapis cezası olarak, 3. fıkradaki 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının 1 yıl 15 gün hapis cezası olarak değiştirilmesi, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla ” 30 gün” “750 TL” “625 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” “6 gün” “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi, hükmün ilgili kısmına “bir günü” ibaresinden önce gelmek üzere “bu cezanın 5237 sayılı TCK’nın 52/2. maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi, hükmün ilgili bölümüne “5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.