YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20738
KARAR NO : 2014/5701
KARAR TARİHİ : 27.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Suç eşyasının satıln alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Tescil sahibi… olan … plakalı aracın satış yetkisini (… Noterliğinin 27.10.2008 tarih ve… yevmiye nolu vekaletname ile) haiz olan katılanın, …Noterliğince düzenlenmiş 06.04.2009 tarih ve… yevmiye no’lu satış yetkisini de havi vekaletnameyi, sanık …’un “vekaletnameyi ve aracı gösterip geleyim…” sözlerine kanarak verip, karşılığında 07.04.2009 tarihli 12.500 TL miktarlı senedi aldıktan sonra 06.04.2009 tarihli harici “Oto satış sözleşmesi”ni de imzaladıkları vekaletname ile araç ve evrakının sanık …’a teslim edilmesi, sanık …’un da anılan vekaletnameye dayanarak aracı fiilen teslim aldıktan kısa bir süre sonra 07.04.2009 tarihinde …Noterliğince düzenlenen “Araç Satış Sözleşmesi” ile sanık …’ye satması eylemlerinin “dolandırıcılık” ve “suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
I)”Dolandırıcılık” suçundan sanık … hakkında verilen “beraat” hükmüne yönelen katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan ile sanık arasındaki ilişkinin hukuki ihtilaf niteliği taşıdığını,
bu nedenle, atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığını takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
II) “Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi” suçundan sanık …’e verilen “beraat” hükmüne yönelen sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin ve sanık … müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (1136 sayılı Kanunun 168. maddesi) 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca beraat eden ve kendisini bir vekil ile temsil ettiren sanık … lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılması gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının 1 nolu paragrafının altına “alt paragraf” olarak “Hakkında beraat kararı verilen ve kendisini vekille temsil ettiren sanık … yararına hazine aleyhine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/5. maddesi gereğince 1.000 TL maktu vekalet ücreti takdirine” cümlesi yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan sanık … hakkındaki hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.03.2014 tarihinde oybirlğiyle karar verildi.