YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14474
KARAR NO : 2014/3792
KARAR TARİHİ : 03.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, kasten basit yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık …’in aracını diğer sanık …’ın evinin önüne park ettiği, daha sonra her iki sanığın aracın oraya park edilip edilmemesi konusunda tartıştıkları, tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine birbirlerini yumruk ve tekme atmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde kasten yaraladıkları, ayrıca kavga sırasında sanık …’ın sanık …’in kullandığı … plakalı araca sopa ile vurarak zarar verdiği, sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı suçu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık … hakkında mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde,
Sanık ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmakla, bu gerekçeyle hakkında verilen mahkumiyet kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık … müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Sanık hakkında hükmedilen adli para cezalarının, paraya çevrilmesi sırasında uygulanan TCK 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle, CMK’nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ilgili bölümüne, “bir günü” ibaresinden önce gelmek üzere “bu cezanın 5237 sayılı TCK’nın 52/2. maddesi gereğince” ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kasten yaralama suçudan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde,
Sanık ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla, bu gerekçeyle hakkında verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Katılma talebi konusunda karar verilmeden önce hazır bulunan sanık ve Cumhuriyet savcısının görüşü sorulmayarak katılma kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5237 sayılı CMK’nın 238/3. maddesine muhalefet edilmesi, kanuna aykırı ise de, devam eden celselerde bu hususta bir itirazın bulunmaması karşısında bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık …’nin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Olay gecesi arkadaşını beklemek üzere aracı içinde bulunan sanık …’nin yanına gelen sanık …’in, geçerli bir nedeni olmaksızın adı geçene küfür ederek bulunduğu yerden gitmesini istediğinin anlaşılması karşısında, haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlediği anlaşılan sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 29. maddesi gereğince haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının, paraya çevrilmesi sırasında uygulanan TCK 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle, CMK’nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.