Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/8962 E. 2014/2959 K. 18.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8962
KARAR NO : 2014/2959
KARAR TARİHİ : 18.02.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık (değişen suç vasfı nedeniyle hırsızlık), hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Hırsızlık suçunda ise; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten … tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur.
Sanıklar … ve….’ın şikayetçiler … ve …’nın evine giderek Belediye’den geldiklerini ve odun-kömür yardımında bulunacaklarını söyleyerek ne kadar paraları varsa göstermelerini istedikleri, müştekilerin de toplam 1105 TL parayı zarfın içerisinde sanıklara gösterdikleri ve sanıkların da “Bu paranın iki katı kadar size yardımda bulunacağız, ancak paranızı iyi yerde saklamıyorsunuz” diyerek sanıklardan birinin parayı zarfa koyarak mağdurların koyduğu yere koyarken zarfın içindeki parayı el çabukluğuyla aldığı ve mağdurlara “yakınınızda başka fakir, yardıma ihtiyacı olan kimse var mı?” diye sordukları, mağdur …’nın da sanıkları alarak mağdur
….’nin evine gittikleri ve aynı şekilde mağdur …’ye de “Teyze biz Belediye’den geliyoruz, kömür yardımı yapacağız, kömür şimdi geliyor, kamyonları yıktıracağız, fakat senin paran var mı çünkü paraya göre kömür indiriyoruz” dedikleri, mağdur …’nin yatak odasındaki gardroptan cüzdanını getirerek sanıklara verdiği, sanıkların cüzdandaki para ve altınları saydıktan sonra mağdura verdiği ve mağdurun da cüzdanı yerine koyduğu ve daha sonra birlikte evin ikinci katından zemin katına inerlerken sanıklardan birinin elindeki çantayı mağdurdan tutmasını isteyerek mağdura verdiği ve mağdurun da çantayla aşağıya indiği sırada sanığın mağdurun koyduğu yerdeki cüzdanı daha önceden gördüğü için çabuk bir şekilde yerinden aldığı ve aşağıya indiği ve mağdurun çantasında 5 adet çeyrek, 1 adet yarım altın, 400 dolar ve 200 euro bulunduğu; daha sonra dışarıda bir müddet bekledikleri ve havanın soğuk olması ve kömür kamyonunun gecikebileceğini söyleyerek mağdurları evlerine gönderdikleri ve her iki sanığın birlikte olay yerinden ayrıldıkları; olayda, “hırsızlık” suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, tekerrüre esas mahkumiyetleri bulunan sanıklar hakkında TCK’nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; Sanık … müdafii, sanık …’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.