YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16667
KARAR NO : 2014/19223
KARAR TARİHİ : 27.10.2014
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil, katkı payı
… ile … aralarındaki tapu iptali ve tescil, katkı payı davasının reddine dair Hatay 2. Aile Mahkemesi’nden verilen 07.05.2014 gün ve 236/287 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 0,90 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 27.10.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Olayları (vakıaları) açıklamak taraflara, bunu hukuki olarak niteleyip, Türk Hukuku’nu resen uygulamak hakime aittir. (HMK. md. 33; HUMK. md.76; 04.06.1958 T. 15/6 sayılı Y.İBK. gerekçesi).
Davacı dava dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi ve beyan dilekçelerinde; 2005 yılında üçüncü kişiden satın alınıp, tapu kaydı davalı eski eş adına oluşturulan mesken niteliğindeki taşınmazın satış bedelinin kendisi tarafından karşılandığını, bir tür gizli bağış gibi işlem yapıldığını, taşınmazda kendisinin de hakkı bulunduğunu açıklayarak; davalı adına mevcut tapu kaydının iptali ile adına tapuya tescilini talep etmiştir. Davalı taşınmazın kendisine babasından kalan miras para ile satın aldığını savunmuştur. Mahkemesi taşınmazın davalı eski eşin kişisel malı (TMK. md. 220) olduğu, davacının bir hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; hükmü davacı temyiz etmiştir.
Davacının açıklamalarından, davanın eşler arasındaki edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinden (TMK. md. 219,225 vd) kaynaklanan tapu iptal/tescil davası olarak nitelenmesi gerekir. Katılma alacağı, davalı tarafından ayın olarak ödeme önerilmedikçe, kural olarak bir para alacağıdır. (TMK. md. 239/1). Davacının talebi sadece tapu iptal/tescil talebine münhasırdır. Para olarak ifade edilmiş ve harçlandırılmış bir alacak talebi mevcut değildir. Davalının gösterdiği bir kısım tanıklar, konutun davalıya babasından düşen miras parasının kullanılmasıyla, önce bir başka konutun satın alınması, onun da satışıyla elde edilen parayla davaya konu taşınmazın satın alındığını bildirmişler ise de; bu bilgiler herhangi bir tapu kaydı vb. belgeyle kanıtlanmamış; beyanlar soyut kalmıştır. Soyut tanık beyanlarına değer verilemez. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilmedikçe edinilmiş mal kabul edilir. (TMK. md. 222/son). O halde, davaya konu taşınmazın edinilmiş mal kabul edilmesi gerekir. Mahkeme’nin konutu davalının kişisel malı olarak kabul etmesi isabetsizdir. Yine mahkemenin talebe ilişkin açıklamaları bir bütün olarak değerlendirilmeden, anlatımda geçen “bir nevi gizli bağış” gibi şeklindeki anlatımından hareketle, taşınmazın davacı (koca) tarafından davalı eşe bağışlanmış kişisel mal sayması da yerinde değildir. Bu açıklamaların sonucu olarak, mahkemece katılma alacağı hesabı yaptırılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Ne var ki; davalı ayni talepte bulunmuş, parasal talepde bulunmamıştır. Bu durumda, ayın olarak davanın kabulüne karar verilmesi söz konusu olamayacağından; davanın talebin niteliğine göre usulden reddine karar verilmesi gerekirken; esastan reddi doğru olmamış ise de; ret hükmü sonuç olarak isabetli olduğundan; hükmün gerekçesinin açıklanan şekilde düzeltilerek onanması (HUMK. md. 438/son) gerekecektir.
Değerli çoğunluğun onama sonucuna katılmakla birlikte, onama gerekçesine katılmıyor; hükmün gerekçesinin açıkladığım şekilde düzeltilerek onanması gerektiğini düşünüyorum. 27.10.2014