YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11746
KARAR NO : 2014/17140
KARAR TARİHİ : 15.09.2014
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre davalı …’nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,
2-Davacı vekili, davacının davalıya ait hastanede alt işveren işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalı … hakkındaki davanın kısmen kabulüne, diğer davalı dernek hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, davalı … Bakanlıgı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 06.05.2013 tarihli ilamı ile özetle, “…Davacının Dernek ve Hastane tarafından birlikte istihdam edilmesi nedeniyle her iki işveren de alacaklardan davacıya karşı sorumlu olduğu halde sadece davalı …’nın sorumluluğuna hükmedilmesi hatalıdır.Davacının hizmet süresi aralıklı olarak 11 yıl 2 ay 25 gün olarak hesaplanmıştır. Sözleşmenin fesih tarihi 2009 yılıdır.Davacının davalı işveren yanındaki hizmetinin bir bölümü 1475 sayılı Yasa döneminde geçmiş bir kısmı da 4857 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra devam etmiştir.Bu durumda yıllık izin ücreti alacağının hak kazanıldığı tarihte yürürlükte bulunan yasaya göre hesaplanması gerekir. Tüm izin alacaklarının fesih tarihinde yürürlükte olan yasaya göre hesaplanarak hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” gerekçeleri ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, yıllık izin konusunda ek hesap raporu aldıktan sonra davanın her iki davalı bakımından kısmen kabulüne karar vermiştir.
Mahkemece, davacının kısmi dava ile 50,00 TL, ıslah dilekçesi ile 2830,31 TL ve ek dava ile 1935,46 TL olmak üzere 4815,77 TL yıllık izin talebi olduğu, hesap edilen yıllık izin ücretinin 4464,77 TL olduğu, buna göre yıllık izin alacağının 50,00 TL’sına kısmi dava tarihinden; 2830,31 TL’sında ıslah tarihinden; bakiyesine ek dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği halde infazda tereddütlere neden olacak şekilde, “ 50,00 TL yılık ücretli izin alacağının dava tarihi olan 14.10.2009 tarihinden itibaren, …4.414,77 TL brüt yıllık ücretli izin alacağının birleştirilen dava tarihi olan 11.11.2013 tarihinden ve ıslah edilen miktar olan 2.830,31 TL. Lik kısım için de ıslah tarihi olan 16.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,” şeklinde hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.
Ne varki bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK’nun 370/2.maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının (b) bendinin bentte bütünlüğün bozulmaması için tümü ile hükümden çıkarılarak yerine;
“b-50,00 TL brüt ihbar tazminatı, 50,00 TL brüt yılık ücretli izin alacağının dava tarihi olan 14.10.2009 tarihinden itibaren, 1.352,63 TL brüt ihbar tazminatı ile, 2830,31 TL brüt yıllık ücretli izin alacağının ıslah tarihi olan 16.02.2012 tarihinden; 1584,46TL brüt yıllık izin ücretinin birleştirilen dava tarihi olan 11.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, yıllık ücretli izin alacağında fazlaya dair talebin reddine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 15.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.