YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9500
KARAR NO : 2014/2862
KARAR TARİHİ : 18.02.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Katılanın, sanıklardan …’tan İzmir 15. İcra Müdürlüğü’nün 2008/5962 E. sayılı takip dosyası ile alacaklı olduğu, sanık …’in ise diğer sanık …’dan İzmir 18. İcra Müdürlüğü’nün 2008/205 E. sayılı takip dosyası ile alacaklı olduğu, bu sebeple katılanın talebi üzerine İzmir 15.İcra Müdürlüğü’nce bu alacağın haczine karar verilerek alacağın dosyaya ödenmesi için katılanın alacaklı olduğu 2008/5962 E. sayılı takip dosyasından haciz ihbarnamesi gönderildiği, ancak gerçekte borç ödenmemiş olmasına rağmen, sanıkların, haciz ihbarnamesi gönderildikten sonra geçmiş tarihli belge düzenleyerek borcun kapandığına dair anlaşma ibraz ettikleri iddia edilen olayda, sanık … ile katılanın imzaladığı 14.04.2008 tarihli protokol ile sanığın borcunu kabul edip bir adet arsa tapusu ve 45.000 TL’lik senet verdiği ve sanıkların 14.02.2008 tarihinde imzaladığı ibranamenin sonradan düzenlendiğine dair delil de elde edilemediği gözetilerek mahkemenin beraate ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 18/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.