Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/8867 E. 2014/2942 K. 18.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8867
KARAR NO : 2014/2942
KARAR TARİHİ : 18.02.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; kamu kurumu niteliği taşımayan … Sosyal Dayanışma Vakfında çalışan sanığın, yönetim kurulu başkanı ve vekili adına bankalara hitaben sahte dilekçeler ve talimatlar hazırlayarak vakfın …. Bankası hesabından 02/06/2009-15/05/2010 tarihleri arasında toplam 18.703,94 TL ve 18/05/2009-23/12/2010 tarihleri arasında……hesabından toplam 59.192,10 TL parayı çekmek suretiyle haksız menfaat ettiği olayda,
1- Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Banka hizmet, kayıt ve belgelerden yararlanılarak gerçekleştirilen dolandırıcılık eyleminde, bankanın aracı olarak kullanılması nedeniyle sanığın TCK’nın 158/1-f maddesi gereğince cezalandırılması yerine yazılı şekilde basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine, 18.02.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.