Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/9786 E. 2014/11235 K. 05.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9786
KARAR NO : 2014/11235
KARAR TARİHİ : 05.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, müşteki …’ye kendisini Arel Üniversitesi Rektörü, müşteki …’a … Lisesi Müdürü, diğer müştekilere ise banka müdürü olarak tanıtmak suretiyle, müştekileri şoför olarak işe alacağından bahisle muhtelif tutarda paralar almak suretiyle müştekileri dolandırdığı, yine şarjının bittiğinden bahisle müşteki … telefonunu konuşmak bahanesiyle almasına rağmen, cep telefonunu iade etmemek suretiyle hırsızlık suçunu işlediğinin iddia edildiği somut olayda;
A-Müştekiler …, …, …, …, … ve …’a yönelik dolandırıcılık suçundan verilen kararlara yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içerisinde bulunan 25.02.103 tarihli tutanak ve müşteki …’un mahkemedeki ifadesinden, sanığın müştekiden parayı alıp uzaklaştığı esnada, kolluk görevlilerinin olaya müdahale ettiğinin sabit olduğu ve dolandırıcılık suçunun tamamlandığı anlaşılmakla, eylemin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığının tartışılması gerektiğine dair tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
B-Müşteki … yönelik hırsızlık suçundan verilen kararlara yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın, müşteki … kendisini Akbank şube müdürü … olarak tanıtıp, bankaya şoför olarak işe aldıracağını, müracaat için bankaya para yatırılması gerektiğini söyledikten sonra, cep telefonu ile arama yapar gibi davranıp, “elemanı bulduk, bankayı ve hesabı kapatmayın” diyerek müştekide güven oluşturduktan sonra, başvuru için gerekli olduğunu söyleyip 1000 TL’sini alarak müştekiye tarif ettiği adrese gidip başvuru yapmasını söylediği, müşteki yanından ayrılmadan, kendi cep telefonunun şarjının bittiğini, bazı aramalar yapması gerektiğini söyleyerek iade etmek üzere müştekiden cep telefonunu alması şeklinde gelişen olayda, eylemin bir bütün olarak doladırıcılık suçunu oluşturduğu ve haksız menfaatin hileli hareketlerle elde edildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin tamamının sadece dolandırıcılık suçunu oluşturmasına rağmen, ayrıca cep telefonunu alması nedeniyle hırsızlık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.