Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1739 E. 2014/9423 K. 13.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1739
KARAR NO : 2014/9423
KARAR TARİHİ : 13.05.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum ya da kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Katılan …’ın Mersin’de taşınmaz satın almak istemesi üzerine emlak komisyonculuğu yapan sanık … ile bir arkadaşı vasıtası ile tanıştığı, Mersin’de villasını satmak isteyen sanık …’nin, …sokakta … Sitesi içerisinde bulunan 52 no’lu villaya … olduğu, … ile pazarlık yaptıkları, bahse konu villayı … tarafından görevlendirilen şahışların göstermesi suretiyle görüp, 100.000 TL’ye satın almak için anlaştıkları, …’ın parayı temin etmek amacıyla Akbank Adana Mağfesığmaz şubesine başvurarak kredi talebinde bulunduğu, anılan bankanın sanık … …..’ın yöneticisi olduğu Etik Değerlendirme A.Ş’ye eksper değerlendirmesi için müracaat ettiği, sanık …’in yanında çalışan diğer sanık …’i ekspertiz raporu düzenlendirilmesi için görevlendirildiği, …’in, …’in yanında getirdiği şahısların tarif ettiği villayı dikkate alarak değerini 100.000 TL olarak tespit edip, 03/01/2007 tarih ve AK 2780 sayılı ekspertiz raporunu düzenledikten sonra sanık … …’a imzalatıp, raporun bankaya ibraz edidiği, bankanın da katılan’a 100.000 TL ipotek tesis ederek kredi verdiği, bu paranın 06/07/2007 tarihinde tapuda yapılan satış işleminden sonra …’nin hesabına gönderildiği, daha sonra villa olarak ekspertiz raporu olarak düzenlenen yerin boş arsa olduğunun tespit edildiği, bu şekilde sanıkların atılı suçları işledikleri iddia edilen olayda;
1- Sanıklar … … ve … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Etik Değerlendirme A.Ş yetkilisi olan … …’ın yanında çalışan sanık …’in, … tarafından görevlendirilen şahsın yer göstermesiyle suça konu villanın ekspertiz raporunu düzenleyip, şirket yöneticisi diğer sanık … … tarafından imzalandıktan sonra bankaya sunulduğu, bu rapora istinaden katılana kredi verildiği, sanıklar … ve …’ın bahse konu belgenin düzenlenmesi sırasında sahtecilik kastıyla hareket ettiklerine ya da sanık …’ın eylemine iştiraken katıldıklarına dair mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla, adı geçen sanıklar sanıklar hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
2- Sanıklar … ve … hakkında doandırıcılık ve sanık … hakkında özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;

Emlak komisyonculuğu yapan sanık …,’in taşınmaz satın almak üzere kendisine başvuran katılan sanık …’nin … 27407 Sokakta Villa kent sitesi içerisinde bulunan 52 nolu villayı almak istemesi üzerine villayı … tarafından görevlendirilen şahışların göstermesi suretiyle görüp 100.000 TL’ye satın almak için anlaştıkları, …’ın parayı temin etmek amacıyla Akbank Adana Mağfesığmaz şubesine başvurarak kredi talebinde bulunduğu,Akbank Mahfesığmaz Şube Müdürlüğüne sunulan 03.07.2007 gün ve 2007 AK/2780 sayılı ekspertiz raporunda fotoğrafları ile birlikte 52 nolu bağımsız bölümün tamamlanmış ve kullanıma hazır durumda olduğu, 100.000. ila 125.000. YTL emsal değerinde olduğu yolunda rapor uyarınca 75.000. YTL tutarında müşteki adına kredi açıldığı, villa bedeli olarak Mağfesığmaz Akbank Şubesindeki katılanın hesabından sanık …’nin hesabının bulunduğu Atatürk Şubesindeki hesabına bir 53.000 TL ve 30.000 TL havale çıkartıldığını, ancak tapuda söz konusu villa yerine sanık …’ın eşi adına kayıtlı arsa vasfındaki taşınmaz katılan adına devredildiği, bu şekilde sanıkların fikir ve eylem birliği içesinde hareket ederek haksız menfaat temin ettikleri, ayrıca sanık …’ın gerçeğe aykırı ekspertiz raporu düzenlenmesini sağlamak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında atılı suçtan sanıkların mahkumiyeti yerine eksik ve yetersiz gerekçe ile beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.