YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10481
KARAR NO : 2014/11267
KARAR TARİHİ : 05.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 28/03/2011 tarih ve 2010/16419 E, 2011/1713 K. sayılı “tevdii kararı” , Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 30/01/2012 tarihli “eksiklikten giderilmesi” konulu üst yazısı, Dairemizin 27/03/2014 tarih ve 2012/13320 E, 2014/5711 K. sayılı “gönderme” kararı sonrası dosyaya intikal eden, haklarında verilen hükümler daha önce kesinleştirilen … ve …’in imzalarını havi 28/03/2012 tarihli “tutanak” içeriği ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/04/2014 tarihli “ek tebliğnamesi” nazara alınarak;
… ve …’nun istemlerinin temyiz mahiyetinde olmadığı, sanık …’in 19/03/2009 havale tarihli dilekçesiyle vaki başvurusunun temyiz niteliğinde bulunduğu, kabul edilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; … ( V. D. mükellefi Yiğiter Ticaret yetkilisi katılan …’ı, aboneliği adına olan… no’lu telefonla arayan …’nin (hakkında verilen mahkumiyet hükmü kesinleşen), bedelin tamamının malın tesliminde peşin olarak ödeneceği taahhüdünde bulunarak 24 ton (. torba) linyit kömürü siparişi vermesi, şikayetçinin talebi üzerine 250 TL nakliye parasının havale yoluyla iletilmesini müteakip 27/11/2007 tarihli sevk irsaliyisine konu kömürün tanık …’in kullandığı … plakalı araçla bildirilen adrese gönderilmesi, malın boşaltılmasına rağmen, katılan tarafından aynı zamanda parayı almakla görevlendirilen tanığın çeşitli bahanelerle oyalanması, ertesi gün vaadedilenin dışında sanık …’in de “kefil” sıfatıyla imzasını havi (hakkında verilen mahkumiyet hükmü kesinleşen sanık …’nun borçlu gözüktüğü ) adı yazılı sözleşme ile 28/11/2007 vade tarihli 6.000 TL miktarlı senedin verilerek tanığın gönderilmesi, ilerleyen zaman içinde paranın ödenmemesi suretiyle haksız yarar sağlanması eyleminin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık …’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 05/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.