YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/3501
KARAR NO : 2014/13488
KARAR TARİHİ : 01.12.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Irza geçme, fuhuş, reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoymak
HÜKÜM : Sanık …’in ırza geçme suçundan iki kez mahkûmiyetine, fuhuş ve ırza geçme suçundan beraatine, Sanık …’nın ırza geçme suçundan mahkûmiyetine, fuhuş suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı sebebi ile ortadan kaldırılmasına, Sanık …’nin ırza geçme suçundan mahkûmiyetine, reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoymak suçundan beraatine, Sanık …’nin ırza geçmeye iştirak ve reşit olmayan kimseyi kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoymak suçundan beraatine, Sanık İsmail hakkında açılan kamu davalarının düşürülmesine
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilerek dosya incelendi;
2828 sayılı Kanunun 22 ve 24. maddeleri uyarınca koruma kararının sayılan istisnalar hariç, çocuk reşit olana kadar devam edeceği, dosyada mevcut nüfus kaydı ile 27.12.1989 doğumlu mağdurenin hüküm tarihi itibarıyla 18 yaşını doldurduğu ve Kayseri Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünün 18.02.2014 tarihli yazılarına göre mağdurenin 28.04.2006 tarihinde kurumdan ayrılması nedeniyle ilişiğinin kesildiği ve mağdure hakkında koruma kararının uzatılmadığı görülmekle, mağdureyi temsil hakkı sona eren kurumun temyiz hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, (SHÇEK) vekilinin ve sanıklar ….. ve …. hakkında verilen beraat kararlarının gerekçesine yönelik bir temyizi bulunmayan sanıklar müdafiin sanıkların hukuki yararı bulunmadığından, bu hükümlere yönelik temyiz talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddi ile incelemenin sanık … hakkında iki kez ırza geçme, sanıklar ….,…,….ve …. haklarında ırza geçme suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sınırlı olarak yapılmasına ve hükmolunan ceza miktarı itibarıyla sanık … müdafiin vâki duruşma isteminin 1412 sayılı CMUK.nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar … (asli fail olarak ırza geçme)…, … hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanık …’ün bizzat işlediği eylemden ayrı olarak diğer sanık …’in eylemine de 765 sayılı TCK.nın 64. maddesi anlamında katılmış olmasından dolayı cezalarından zincirleme suç hükmü nedeniyle aynı Kanunun 80. maddesi uyarınca artırım yapılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin eleştiri dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanıklar müdafilerin temyiz itirazlarının reddiyle mahkûmiyet hükümlerinin ONANMASINA,
Sanıklar … ( fer’i fail olarak ırza geçme) ve …. hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Sanıkların eylemlerinin 765 sayılı TCK.nın 65/son maddesi kapsamında kaldığı halde, aynı Kanunun 65/3. maddesi kapsamında kaldığından bahisle sanıklar hakkında eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Tayin olunan ceza miktarına göre 765 sayılı TCK.nın 20 ve 31. maddeleri uyarınca 3 yıl süreyle kamu hizmetlerinden yasaklanması yerine müebbeten yasaklanmasına ve yasal olanak bulunmadığı halde 33. maddesinin tatbikine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu cihetlerin yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı Kanunun 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında yer alan “TCK 31. maddesi uyarınca sanığın müebbeten kamu hizmetlerinden yasaklanmasına” ibaresi yerine “765 sayılı TCK.nın 20 ve 31. maddeleri uyarınca sanığın 3 yıl süreyle kamu hizmetlerinden yasaklanmasına” ibaresinin yazılmasına ve “ TCK 33. maddesi uyarınca sanığın hapiste kaldığı süre içerisinde kanuni kısıtlılık altında bulunmasına” ibaresinin çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık … hakkında ırza geçme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, olay tarihinde mağdurenin üvey annesi …’nın sanığı eve çağırdığı, mağdureyle cinsel ilişkiye girme karşılığında parayı mağdurenin babasına veren sanığın mağdureyle bir odada cinsel ilişkiye girdiğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında 765 sayılı TCK.nın 417. maddesinin uygulama koşullarının gerçekleşmediğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.