YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9250
KARAR NO : 2014/2886
KARAR TARİHİ : 18.02.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’ın olay günü arkadaşları … ile suç işlemek konusunda fikir birliği sağlayarak Aydın iline geldiği, sanık …’ın birlikte geldikleri araçtan inerek şikayetçiye ait kuyumcu’ya girdiği ve yanında getirdiği bir çift küpeye benzer sahte altını satmaya çalıştığı, şikayetçinin durumu fark etmesi üzerine şahsın yakalandığı, olay yerinden kaçan sanık … ve sanık …’ın ise Nazilli ilçesinde yakalandıkları, sanıkların geldikleri … plakalı oto içerisinde yapılan aramada 39 adet sahte altının ele geçirildiği, sanıkların bu şekilde başka ilçelerde de sahte altın sattıklarının tespit edildiği iddia edilen olayda, sanık … ve …’ın temin ettikleri sahte küpeleri satmak için anlaşarak Adana ilinden yola çıktıkları, Isparta, Söke, Kuşadası ve İncirliova’da 2 şer çift küpe sattıkları, sanık …’ın yine bir çift küpe ile şikayetçi …’nun işlettiği kuyumcuya gittiği küpenin ayarını ölçtürmek için elemanın ayar taşı olan kuyumcuya küpeyi götürdüğü ve …’a beklemesini söylediği, küpenin sahte olduğu anlaşılınca polise haber verdikleri, polisin sanık …’ı yakaladığı, …’ın Nazilli’de yakalandığı, yakalandıkları araçta 42 çift küpenin daha bulunduğu, sanık …’ın fikir birliğine vararak dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşılmakla, sanığın mahkumiyetine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
2- Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının, paraya çevrilmesi sırasında uygulanan 5237 sayılı TCK’nın 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle, CMK’nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
3- TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla ” 100 gün” “50 gün” ve “1.000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” “2 gün” ve “40 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi, hükmün ilgili kısmına “bir günü” ibaresinden önce gelmek üzere “bu cezanın 5237 sayılı TCK’nın 52/2. maddesi gereğince ” ibaresinin eklenmesi hüküm fıkrasında yer alan; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bentlerin çıkartılarak yerine “sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1.fıkrasının a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen haklarından, mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 1-c bendindeki haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.