Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/10848 E. 2014/4270 K. 10.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10848
KARAR NO : 2014/4270
KARAR TARİHİ : 10.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Müştekinin, otomobil almak üzerine … oto pazarına gittiği, oto pazarında sanığa ait … marka aracı beğendiği, sanık ile pazarlık yapıp aracı 7.000 TL’ye almak üzere anlaştıkları, 100 TL kapora verdiği, geri kalan miktar için bankadan kredi çekip ödeme yapılacağı konusunda anlaştıkları, müştekinin, bunun için dört gün süre istediği sanığın da kabul ettiği, müşteki parayı tedarik etmeye çalışırken, sanığın müştekiyi arayarak, kaza yapması ve kardeşinin de rahatsız olması sebebiyle …’da olduğunu, arabayı …’da teslim edebileceğini beyan ettiği, bunun üzerine müştekinin oğlu … ile birlikte …’ya geldiklerinde günlerden Cuma ve saatin de 18.00 olması nedeniyle noter devrini yapamadıkları, sanığın müştekiye daha önce satış için vekâlet vereceğini söylemesine rağmen bunu da yapmadığı, bir oto galericide satış protokolü yapmak istedilerse de, burada protokol metni bulunamadığı için böyle bir sözleşme de yapamadıkları, Tıp Fakültesi Hastanesi’nin önünde buluştukları, sanığın vekâleti bilahare gönderebileceğini söylediği, müştekinin önce kabul etmediği, daha sonra sanığın kendisini ikna ettiği, müştekinin 4. 000 TL parayı elden teslim ettiği, geri kalan 3.000 TL için de borçlusunun … olduğu tarihsiz bir senet verdiği, sanığın da aracın kontak anahtarını müştekiye verdiği, müştekinin senet bedeli olan 3. 000 TL’yi de pazartesi günü vereceğini söylediği, sanığın da, aynı gün aracın satışını veya vekâletini vereceğini söylediği ve aracı otoparktan almak üzere hareket ettikleri, bu arada sanığın, hastanede yatan bir hastasının olduğunu, ona acil ilaç alması gerektiğini söyleyerek yanlarından ayrıldığı ve bir daha dönmediği, müştekinin, aracın da yerinde olmadığını gördüğü, böylece sanığın hileli hareketlerle müştekiden para alarak aracı teslim etmeden ortadan kaybolmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, müşteki ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.