Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/14759 E. 2014/5959 K. 31.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14759
KARAR NO : 2014/5959
KARAR TARİHİ : 31.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın 2007 yılı Ekim sonlarında… ait işyerini 24 000 TL bedelle devir aldığı, 2000 TL peşin verip kalanı için 25.11.2007 vade tarihli senet düzenlediği, 21.11.2007 tarihinde de devir aldığı büfedeki malzemeleri ve eşyaları boşaltmak suretiyle kaçtığı, sanığın büfeyi bu süre içerisinde çevreye güven telkin edip alış veriş yapan ticaret yapan kişi izlenimi vermek için devir aldığı, özellikle araç satışına girdiği, katılan … ile … plakalı aracın 6.500 TL’ye satılması konusunda anlaştığı, katılanın aracını teslim aldığı, karşılığında 30.11.2007 günlü senedi verdiği, şikayetçi …’dan … Plakalı aracın satılması konusunda anlaşıp aracı teslim aldığı, aldığı araca karşılık müşteki…’a 26.11.2007 günlü 4650 TL bedelli senet verdiği, katılan …’den … plakalı aracını 8.250 TL’ye satılması için anlaştığı 250 TL kaparo verip sonradan 750 TL daha nakit ödeyip 30.11.2007 günlü 7000 TL bedelli senedi verdiği, katılan …’dan … plakalı kamyoneti 1500 TL’si peşin 25.11.2007 günlü 13.000 TL bedelli senet vermek suretiyle satın alıp aracı teslim aldığı, büfeye gelen … Firması’nın … iline bakan elemanı katılan …’dan 21.11.2007 günlü hesap mahsup işlemlerine göre 2000 TL’lik mal satın alıp parasını 24/11/2007 tarihinde ödeyeceğini söylediği ancak o tarihten önce dükkanı boşaltıp gittiği olayda,
1-Sanığın katılanlar …, …, …, … ile şikayetçiler … ve …’a karşı dolandırıcılık suçundan verilen hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın, Vergi Usul Kanunu gereğince serbest meslek makbuzu düzenlemeyip fatura düzenlemek zorunda olduğu, ticari mahiyetteki işinin serbest meslek faaliyeti kapsamında olmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “20 gün” ve “400 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanığın şikayetçi …’e karşı dolandırıcılık suçundan verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın pazarlama elemanı olan şikayetçiden sigara aldığı halde 26/11/2007 tarihinde yeniden mal getiren ve öncekilerin ücretini almak için gelen şikayetçinin sanığı bulamadığı, sanığın dükkanı boşaltıp terk ettiği iddia edilen olayda;
Anayasa’nın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34/1, 230 maddeleri ile 1412 sayılı CMUK’nın 308/7. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, sanığın şikayetçi …’e yönelik eylemi yönünden gerekçe gösterilmeksizin karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31/03/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.