YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17127
KARAR NO : 2014/9459
KARAR TARİHİ : 13.05.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Şikayetçi …’in Bağlar mahallesindeki evine kiralık levhası astığı, sanık … ..’nün ilan üzerine geldiği ve evi kiralamak istediğini söyleyerek yaşlı olan şikayetçi ve yatalak olan eşi ile konuşmaya başladığı, sanık …’in piyasada herhangi bir değer ifade etmeyen parayı 1000 Euro olarak müştekiye takdim ettiği ve paranın euro olduğunu, 2000 TL’ye denk geldiğini, 7 aylık kira bedeli karşılığında şikayetçinin kendisine 800TL para üstü vermesi gerektiği yönünde hileli hareketlerle şikayetçinin iradesini fesada uğrattığı, “parayı sen bozdur getir” demesine rağmen şikayetçiyi bir şekilde ikna ettiği, katılanın “ben de sadece 400 TL var” demesi üzerine, sanığın da “tamam 400 TL yi ver, nasıl olsa kiracı olarak oturacağım, kalan parayı da kiradan düşeriz” dediği ve parayı alıp gittiği ve şikayetçiyi dolandırdığı, kovuşturma aşamasında sanığın aldığı bu parayı iade ettiği, sanık ikrarı, tanık ve şikayetçi beyanı, teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak “50 gün”, “25 gün, “20 gün” ve “400TL” adli para cezası teriminin tamamen çıkartılarak yerine, “5 gün”, “2 gün”, “1 gün” ve “20TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13/05/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.