Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/14415 E. 2014/14282 K. 09.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14415
KARAR NO : 2014/14282
KARAR TARİHİ : 09.09.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi Halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü,yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Bu ilkeler ışığında somut olayın incelenmesinde;
Sanık …’ın katılanlardan … sahte kimliğiyle kimliği tespit edilemeyen bir şahsın da … … sahte kimliğiyle katılan …’ nın “… Oto Kiralama Hizmetleri” isimli işyerine gittikleri ve katılan …’ dan suça konu …. plakalı aracı kiraladıkları, kimliği belirlenemeyen şahsın motorlu araç kira satış sözleşmesi ve buna bağlı olarak senedi … … olarak imzaladığı, sanık …’ ın ise “… ….” olarak sözleşmenin kefil kısmını imzaladığı, kimliği belirlenemeyen şahsın … … ismiyle düzenlenmiş nüfus cüzdanı, ehliyet ve İSKİ’ye ait su faturasını katılan …’ya ibraz ettiği, sanık …’ ın kimliği belirlenemeyen şahıs ile birlikte suça konu araçla … ilçesine geldikleri ve katılan …’ yı aradıkları, aracın trafikten çekildiğini, otoparktan alabilmek için nüfus cüzdanı fotokopisini göndermesini istedikleri, katılan …’ nın da faks yoluyla nüfus cüzdanın fotokopsini gönderdiği, bu şekilde katılan …’ nın nüfus cüzdan fotokopisini elde eden sanık … ve … … sahte kimlikli şahsın, katılan …’nın kimlik fotokopisini kullanmak suretiyle açık kimliği belirlenemeyen şahsın fotoğrafının yapıştırıldığı katılan …’ nın kimlik bilgilerini içeren sahte nüfus cüzdanı hazırladıkları ve “….” isimli internet sitesine kiralık aracın plakasını yazarak acil ihtiyaçtan satılık araç ilanı verdikleri, ilanı gören katılan …’ nin ilandaki cep telefonu numarasını aradığı, sanık …’ın müdahil … ile görüşmesinde kendisini “.m …” ismi ile tanıttığı ve davaya konu olan …. plakalı aracın bacanağının üzerine kayıtlı olduğunu belirttiği, bu şekilde sanık …’ ın müdahil … ile buluşup aracın satımı konusunda anlaştıkları, sanık …’ ın, katılanlardan … sahte kimlikli, gerçek kimliği belirlenemeyen şahıs ile birlikte Karşıyaka 4. Noterliğinde katılan … ile buluştukları ve araç satış sözleşmesini düzenlettikleri, katılan …’ den 20.000 TL parayı alıp…plakalı 2008 model … marka aracı teslim etmek suretiyle haksız menfaat elde ettikleri olayda;
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’ nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış, sanık hakkında katılan … … yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken ”10000” yerine ”10.00,00 TL”, ”40000” yerine ”40.00,00 TL” yazılmış olması yazım hatası olarak kabul edilmiş ve kazanılmış hakka konu edilmemiştir.
1- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve katılan …’ya yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında katılan … … yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir. Bu açıklama kapsamında sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı cmuk’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla ” 600 gün “, ”500 gün” ve ” 10.00,00 tl ” terimlerinin ve sonrasında yer alan ”ancak; tck 158/1-f,h,son madde gereği bu durumda belirlenecek ceza sağlanan haksız menfaatin iki katından az olamayacağından (20.000,00 tlx2) adli para cezasının 40.00,00 tl’ye çıkarılmasına, sanığın böylece bu suçtan sonuç olarak 3 yıl 4 ay hapis 40.00,00 tl adli para cezası ile cezalandırılmasına” bölümlerinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “2000 gün”, “1666 gün” ve “33320 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.