Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/8861 E. 2014/2900 K. 18.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8861
KARAR NO : 2014/2900
KARAR TARİHİ : 18.02.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılığa teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, müştekiye ait… adlı iş yerini gidip maliyeci olduğunu söyleyerek yazar kasanın Z raporunu istedikten sonra 47 TL borcu olduğunu söyleyip, paranın kendisine verilmesini talep ettiği, müştekinin şüphelenmesi nedeniyle para vermediği, bunun üzerine sanığın müştekinin iş yerinden çıkıp ticari taksiye binerek ayrıldığı, ancak aynı cadde üzerindeki başka bir iş yerinde iken yakalandığı, sanığın bu şekildeki hileli söz ve davranışlarla müştekiden haksız menfaat ettiği çalıştığı anlaşılmakla, üzerine atılı dolandırıcılığa teşebbüs suçunun sübut bulduğuna yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 18.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.