YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18575
KARAR NO : 2014/4246
KARAR TARİHİ : 06.03.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Ticarî faaliyeti meslek olarak icra eden kişilerin, güvenilirliğini sağlamak amacıyla, bu suçun, tacir (kişisel olarak ticaretle uğraşan kimseler) veya şirket yöneticisi olan yada şirket adına hareket eden kişilerin ticarî faaliyetleri sırasında işlenmesi, TCK’nın 158/1-h bendinde nitelikli hâl kabul edilmiştir. Bu kavramlar Türk Ticaret Kanununun ilgili hükümlerine göre belirlenecektir.
Türk Ticaret Kanunu Madde 14’te, Tacir;
“(1) Kişisel durumları ya da yaptığı işlerin niteliği nedeniyle yahut meslek ve görevleri dolayısıyla, kanundan veya bir yargı kararından doğan bir yasağa aykırı bir şekilde ya da başka bir kişinin veya resmî bir makamın iznine gerek olmasına rağmen izin veya onay almadan bir ticari işletmeyi işleten kişi de tacir sayılır. “denilmektedir.
Ticaret şirketleri,aynı yasanın Madde 124’te;
”(1)Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir.
(2) Bu Kanunda, kollektif ile komandit şirket şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılır” şeklinde tanımlanmıştır.
Kooperatif yöneticilerinin,kooperatifin faaliyeti kapsamında, dolandırıcılık suçunu işlemeleri de nitelikli hâl, kabul edilmiştir.Üye sayısı dolmasına rağmen, üyeliğe kabulün devamından bahsederek üye kayıt edilmiş gibi kişinin parasının alınması bu suç tipine örnek gösterilebilir.
Kooperatif yöneticilerinin kimler olduğu 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 55 ve devamı maddelerinde tanımlanmıştır. Madde 55 – Yönetim Kurulu, kanun ve anasözleşme hükümleri içinde kooperatifin faaliyetini yöneten ve onu temsil eden icra organıdır.Yönetim Kurulu en az üç üyeden kurulur. Bunların ve yedeklerinin kooperatif ortağı olmaları şarttır.Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen tüzel kişiler, temsilcilerinin isimlerini kooperatife bildirir.
Bu suçun oluşabilmesi için,Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin dolandırıcılık suçunu ticari faaliyetleri sırasında işlemiş olmaları gerekir.Keza, kooperatif yöneticilerinin bu nitelikli halden cezalandırılabilmeleri için suçun kooperatifin faaliyeti kapsamında, işlenmesi gereklidir.Bu suçun faili tacir veya şirket yöneticisi yada şirket adına hareket eden kişi yada kooperatif yöneticisi olabilir.
Somut olayda; sanık …’in, … Yayıncılık ve Özel Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti adlı iş yerinin yetkilisi olduğu, diğer sanıkların da bu işyerinde satış elemanı olarak çalıştıkları, sanıklar … ve …’ın mağdurun ikamet ettiği …’da ki ev adresine gelerek, kendisinin … adında oğlu olup olmadığını sordukları, mağdurun …’in oğlu olduğunu söylemesi üzerine, sanıkların mağdura Milli Eğitim Bakanlığından geldiklerini ve oğlunun derslerine yardımcı olması için kitap ve cd getirdiklerini söyledikleri, mağdurun kitapları koli halinde aldığı, sanıkların mağdura “bu kitapları teslim aldığınıza dair imza gerekiyor” diyerek yanlarında getirdikleri 22/11/2008 tarihli toplam 1.300 TL bedelli, 12 taksit halinde ödemeyi içerir satış sözleşmesi altına imza attırdıkları ve olay yerinden ayrıldıkları,sanıkların mağdurun cahil olmasından istifade ederek ve gerçek amaçlarını gizleyerek yardım adı altında, taksitle kitap satmak suretiyle dolandırıcılık eyleminde bulundukları iddia edilen olayda, kapıdan satış yetkisine sahip … Yayıncılık ve Özel Eğitim Hizmetleri adlı şirket çalışanlarından sanık … ile …’ın satış elemanı olarak mağdurun evine gittikleri ve ÖSS’ye hazırlık kitaplarını vererek toplam 1300 TL tutarında 21/11/2008 tarihli sözleşme düzenlendiği, 24/11/2008 tarihli dilekçe ile mağdurun vazgeçme hakkını kullanarak sözleşmenin feshi talebinde bulunduğu, ancak 7 günlük sürede sözleşmenin aslı kendisine iade edilmediği için sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan şikayetçi olduğunun anlaşıldığı, sanıkların mağduru kandırmaya elverişli nitelikte bir hile kullanmaları söz konusu olmayıp açık bir sözleşmenin imzalandığı, mağdurun okuması halinde mahiyetini kolayca anlayabileceği gibi bir suretinin de mağdura bırakıldığı, cayma bildirimi üzerine de sanıkların sözleşmeyi feshettiği olayda, sanıkların dolandırıcılık kastıyla hareket ettikleri sabit görülmediği gibi aldatma kabiliyetine haiz hile unsurunun da söz konusu olmadığı ve böylece müsnet suçun oluşmadığı dikkate alınarak sanıkların beraatlarına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına gore, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 06.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.