Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/20639 E. 2014/5428 K. 24.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20639
KARAR NO : 2014/5428
KARAR TARİHİ : 24.03.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin sanık … hakkında verilen beraat kararına yönelik olduğu anlaşıldığından, anılan sanık yönünden sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesinde,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın rahatsızlanması üzerine kendi yeşil kartının vize süresinin dolması sebebiyle kardeşi …’e ait yeşil kart ile 20/04/2009 tarihinde… Devlet Hastanesinde muayene olduğu, 14/05/2009 tarihinde bu sefer kendisine ait yeşil kart ile … Devlet Hastanesi Nöroloji Polikliniğine giderek muayene olmak istediğini ve daha öncede muayene olduğunu söylemesi üzerine mevcut durumun ortaya çıktığı olayda, suç tarihi itibariyle sanığın yeşil karttan faydalanma şartlarının bulunduğu, kardeşine ait yeşil kartta hastane yetkililerini aldatabilecek nitelikte hile oluşturacak biçimde bir davranışının bulunmadığı gibi, muayene için gelen kişilerin ibraz ettiği belgedeki kişi olup olmadığını denetleme görevi bulunan görevli doktorun yada personelin muayene edilen kişinin kart sahibi olup olmadığını yeşil kartı ibraz eden kişinin nüfus cüzdanını kontrol etmek suretiyle yada bilgisayar ekranından sorgulama yaparak başvuru sırasında anlamasının mümkün olduğu, kaldı ki sanığın eyleminin sergileniş şekli açısından görevlilerin denetleme olanağını ortadan kaldırmaması nedeniyle suçun yasal unsurlarının oluşmadığından sanığın beraatine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 24/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.