YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20922
KARAR NO : 2014/13223
KARAR TARİHİ : 03.07.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın,……. İlçesinde kilit imalatı yapan katılan …’yı telefonla arayarak, her kolide 30 adet olmak üzere toplam 24 koli kilit almak istediğini söylediği, katılan …’in de sanığa kendisini tanımadığını,….’da … Hırdavat isimli iş yeri ile çalıştıklarını, bu yüzden kendisine mal gönderemeyeceklerini, … Hırdavat’ın sipariş vermesi halinde malı gönderebileceklerini söylediği, bunun üzerine sanığın … Hırdavat isimli iş yerini işleten tanık …’un yanına giderek durumu anlattığı ve … Kilit adlı iş yerinden sipariş vermesini, mal geldiğinde bedelini ödeyip alacağını ifade ederek adres ve telefon numarasını bırakarak ayrıldığı, tanık …’ın da kilit fabrikasını arayarak sipariş verdiği, akabinde söz konusu malların kargo yoluyla gönderildiğini takip edip öğrenen sanığın … Kargo … Şubesine gittiği, burada kendisinin …. Hırdavat isimli işyerinde pazarlamacı olarak çalıştığını, kendilerine mal geleceğini belirterek suça konu malları alarak götürdüğü, tanık Ramazan’ın daha sonraki günlerde sanığı araştırdığında dolandırıcı olduğunu ve kendisine verdiği telefon ile adresin hayali olduğunu öğrenmesi üzerine tekrar fabrikayı arayarak kilitleri göndermemelerini istediği, ancak söz konusu malların daha önceden kargo ile gönderildiğini öğrendiği, bu şekilde sanığın hileli hareketlerle haksız menfaat sağlamak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, katılan ile tanık ifadesi, kargo taşıma irsaliyesi ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, “53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.07.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.