Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/3420 E. 2014/8643 K. 30.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3420
KARAR NO : 2014/8643
KARAR TARİHİ : 30.06.2014

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ondokuz adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi üzerine hüküm bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre dava konusu 1236, 1255, 3360, 3361, 3357, 3358, 3359, 1819, 2439, 1696, 1745, 1296, 3785, 3786 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalıların dava konusu 232,1021,160,906,3784 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince; Davaya konu parseller üzerinde muhdesat niteliğinde evler ve ağaçlar olduğu keşfen belirlenmiş olup, davalılar vekili taşınmazlar üzerindeki muhdesatların davalılara ait olduğunu beyan etmiş, davacı vekili muhdesat iddiasını kabul etmiştir. Yine davalılar …, … ve … muhdesat iddiasını 13.03.2012 tarihli duruşmadaki imzalı beyanları ile kabul etmiş ancak diğer davalı …’in buna ilişkin beyanı alınmamıştır. Yargılama sırasında arzın ve muhtesatların değerlerinin ayrı ayrı tespit edilerek muhdesatın toplam değere oranı ./..

konusunda bilirkişiden rapor alınmıştır. Mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda beyanı alınmayan diğer davalının muhdesata ilişkin beyanı sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hüküm bu nedenle bozulmalıdır
SONUÇ: Yukarıda ( 1 ) No’lu bentte yazılı nedenlerle 1236, 1255, 3360, 3361, 3357, 3358, 3359, 1819, 2439, 1696, 1745, 1296, 3785, 3786 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hüküm kısmının ONANMASINA, yukarıda ( 2 ) No’lu bentte yazılı nedenlerle 232,1021,160,906,3784 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hüküm kısmının BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 30.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.