YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15532
KARAR NO : 2014/4626
KARAR TARİHİ : 12.03.2014
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın katılana ait aracı ödünç olarak aldığı ve yaklaşık 4 ay süre ile aracı geri teslim etmediği ve aracın motor kısmındaki bazı parçaların sökülmüş, bazı parçalarının da değiştirilmiş olarak bulunduğu anlaşılmakla, güveni kötüye kullanma suçunun işlendiğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetszilik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hükmün gerekçesinde sübut bulan fiilin TCK’nın 155/1. maddesinde tanımlanan “güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturduğu kabul edilmesine rağmen, hüküm fıkrasında TCK’nın 289/1. maddesinde tanımlanan suçtan uygulama yapılması suretiyle suç vasfı itibariyle çelişkiye neden olunması,
2-5237 sayılı Kanunda cezaların içtimaına ilişkin hüküm bulunmadığı, bu nedenle gün adli para cezasından hüküm kurulan adli para cezası ile hapis cezasından çevrilen adli para cezasının içtima edilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, “TCK’nın 289/1-1 cümle ibaresinin” ve “sonuç olarak 3080.00 TL adli para cezası olarak belirlenmesine” cümlesinin çıkartılarak, hüküm fıkrasının birinci bendine TCK’nın 155/1 maddesi ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.