YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15512
KARAR NO : 2014/4583
KARAR TARİHİ : 12.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Tehdit,bir kimsenin başkasını,kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi,verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Sanığın bir süre arkadaşlık yaptığı tanık …’ın,… iline gidip katılan …’ın arkadaşı olup emlakçılıkla uğraşan tanık … ile tanıştığı ve kısa bir süre …’un evinde kaldığı, bu dönem içerisinde tanık…’ın, …’un akrabası olan tanık … ile arkadaşlık yapmaya başladığı, sanığın bu durumu öğrenmesi üzerine suç tarihinde gece vakti katılan …’ın oturduğu evin önüne geldiği ve katılana ait park halindeki … plaka sayılı aracın üzerine yakıcı madde dökerek yaktığı, bu şekilde yanmaya başlayan aracın hareket ederek biraz ileride park halinde bulunan mağdur …’e ait … plaka sayılı araca çarptığı ve her iki aracın da yangından zarar gördüğü, yangın sonucu katılan …’a ait aracın tamamen, mağdur …’e ait aracın da kısmen yandığı, bu olaydan sonra sanığın tanık …’u aradığı ve katılan …’la görüşerek “senin arabanı nasıl yaktımsa, geriye neyiniz varsa hepsini yakacağım” dediği sabit olmakla mala zarar verme ve tehdit suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1- Tehdit suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanığın, katılan ve mağdura ait araçları yakmak şeklindeki eylemi nedeniyle hüküm kurulurken temel cezanın TCK’nın 151/1. maddesine göre belirlendikten sonra, TCK’nın 152/2.a maddesi uyarınca artırılması gerektiği gözetilmeksizin, TCK’nın 152/1. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi suretiye fazla ceza tayini,
b) Sanığın, husumet beslediği katılana ait aracı yaktıktan sonra, aracın hareket ederek önünde bulunan park halindeki mağdura ait araca çarpması ve yangının o araca da sıçraması şeklinde gelişen olayda, sanığın katılana yönelik doğrudan kasıt ile hareket ettiği ancak katılana ait aracı yakarken yakınında bulunan diğer araçlara da zarar verebileceğini öngörebilecek durumda olması nedeniyle, mağdur …’e yönelik mala zarar verme suçunu olası kastla işlemiş olduğunun gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.