YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20221
KARAR NO : 2014/11300
KARAR TARİHİ : 05.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret, kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye …, … ve saygınlığını incitecek ölçüde,somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek;isnat,mağdurun … … ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, … ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları,sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar,örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Isparta İli Eğridir Gölünde kaçak olarak balık avlandığı yönünde ihbarda bulunulması üzerine Eğridir Gölü Koruma Birliğinde resmi olarak çalışan katılanların ihbarın doğru olup olmadığını kontrol etmek amacıyla söz konusu bölgeye gittikleri, akabinde temyiz dışı sanık … ile babası olan sanık …’a ait balık avlamakta kullanılan tekne ve ağları gördükleri, bilahare sanıkları yakalayıp haklarında işlem yapmak amacıyla peşlerinden gittikleri sırada sanık …’ın elinde bulunan sopayla resmi işlerde kullanılan ve koruma birliğine ait olan araca vurarak zarar verdiği, daha sonra göl korucusu olarak görev yapan katılanlara “ avradını sinkaf ettiklerim “ şeklinde söz söyleyerek hakarette bulunduğunun iddia edildiği olayda, sanık savunması, katılan ifadesi, görgü tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
5237 sayılı TCK’nın 125/3-a maddesi gereğince tayin olunan 1 yıl 9 ay hapis cezasınında aynı yasanın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken 1 yıl 5 ay 15 gün yerine 1 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilerek sanığa eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan hüküm kurulurken güvenlik tedbirlerine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5237 sayılı TCK’nın 53.maddesi uyarınca sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmanın kanuni sonucu olması nedeniyle infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden, hükmün gerekçesinde sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan dolayı hükmolunan cezanın ertelenmesine karar verileceği belirtilmesine karşın, atılı suçtan kurulan hükümde sonuç olarak hapisten çevrili adli para cezasına hükmedilmesi sanığın daha lehine bulunmasından dolayı bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresinin mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeden 1 yıl 5 ay 10 gün yerine 1 yıl 3 ay denetime tabi tutulmasına denilmek suretiyle, TCK 51/3. madde hükmüne aykırı karar verilmesi,
2-Kamu malına zarar verme suçundan hükmolunan adli para cezasının infazda tereddüte yol açacak şekilde yirmi eşit taksitte ödenmesine karar verilerek taksit aralığının açık bir şekilde gösterilmemiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçuna ilişkin hüküm fıkrasındaki “ 1 yıl 3 ay “ibaresinin çıkarılarak yerine “ 1 yıl 5 ay 10 gün “ ibaresinin eklenmesi ve kamu malına zarar verme suçundan kurulan hüküm fıkrasındaki adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımda yer alan “ 20 eşit “ ibaresinden önce gelmek üzere “ para cezasının birer ay arayla” cümlesinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.06.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.