YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22315
KARAR NO : 2014/7738
KARAR TARİHİ : 22.04.2014
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılanın yetkilisi olduğu şirket adına, sanığın Burdur Vergi Dairesi’ne borcu nedeniyle hacizli bulunan mallarını ihale usulü ile katılanın satın alarak satış bedelini ödediği, satın aldığı malların eski sahibi olan sanığa ait iş yerinde bulunduğu, katılan ile sanığın malları ve iş yerini birlikte kiraya vermek için anlaştığı, ancak sanığın katılanı uzun süredir oyaladığı ve anlaşmadan tek taraflı olarak vazgeçtiği, bunun üzerine katılanın mallarını iş yerinden almak istediği, sanığın bu malları vermediği ve katılandan kira bedeli talep ettiği iddia edilen olayda, tanıklar … ve … tarafların eşyaların sanığa ait işyerinde kaldığı süre için kira bedeli ödenmesi konusunda anlaştıklarını beyan etmeleri karşısında, sanık ile katılan arasındaki ilişkinin, sanığın kendisine ait işyerinde bulunan ve katılan tarafından satın alınan eşyaları taşınmazla birlikte kiraya vermek konusunda katılan ile anlaşmaları, ancak işyerine uygun kiracı bulunamaması nedeni ile katılanın eşyaların taşınmazda kaldığı süre için kira bedeli istemesi, tarafların önce 1.500,00 TL kira bedeli üzerinde anlaştıkları, katılanın ise daha sonra bundan vazgeçmesi şeklinde gerçekleşen olayın hukuki ilişki olduğu, sanık ile katılan arasındaki ilişkinin de hukuki ihtilaf niteliğinde bulunduğu, sanığın kendisine ait taşınmazda bulunan ve katılana ait eşyaları devir amacı dışında tasarrufta bulunmadığı ve devir olgusunu da inkar etmediği bu nedenle sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığından sanığın beraatına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan ve vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 22.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.