YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1503
KARAR NO : 2014/16447
KARAR TARİHİ : 15.10.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Şikayetçinin aracını satmak için otopazarına götürdüğü, sanık …’in aracı almak için şikayetçi ile pazarlık yaptığı ve 23.500 TL’ye anlaştıkları, sanığın şikayetçiye 1.500 TL kapora verdiği, iki gün sonra noterden satış sözleşmesi yapmak için buluştukları, sanık …’in sanık …’yı eşi olarak tanıttığı ve aracı …’nın üzerine alacağını belirttiği, sanıkların …’da bir kişiden alacaklarının olduğunu, alacaklarını alıp parayı vereceklerini söyledikleri ve şikayetçi ile birlikte Torbalı’ya geldikleri, sanık …’nın şikayetçiye noterde devir işlemini yapmayı, diğer sanığın da parayı tahsil etmeye gitmesini önerdiği, şikayetçinin de bu teklifi kabul ettiği, şikayetçinin sanık … ile notere giderek aracın devrini sanık …’nın üzerine verdiği, bir süre sonra sanık …’in gelerek parayı alamadığını ertesi gün parayı alıp vereceğini söyleyerek 22.000 TL bedelli senedi şikayetçiye verdiği, ancak sanıkların parayı ödemedikleri, aracı da başkasına sattıklarını söyledikleri, hileli hareketler ile şikayetçiyi aldatıp haksız kazanç elde ettikleri ve dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda; sanıkların savunmaları, katılan beyanı, araç satış sözleşmesi ile tüm dosya kapsamına göre, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1-5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
2-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “100 gün” ve “2.000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, “5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın c bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.