Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/26163 E. 2014/16293 K. 14.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/26163
KARAR NO : 2014/16293
KARAR TARİHİ : 14.10.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma suça konu şeyin amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda, sanıklar ile katılanın bahçe komşusu oldukları, katılana ait ağacın sanıklara ait eve zarar vermesi nedeniyle bu durumdan rahatsız olarak uzun süre uyarmalarına rağmen katılanın bu konuda bir tedbir almaması üzerine sanıkların katılana ait ağaçların dallarını budadığı anlaşıldığından, unsurları oluşmayan suçtan sanıkların beraatlerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 14.10.2014 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi

KARŞI OY

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 26.08.2011 tarih ve 2011/12806 sayılı iddianamesi ile Müşteki ile şüphelilerin bahçe komşusu oldukları, Şüphelilerin birlikte müştekiye ait çam ağacının dallarının kendi bahçelerine sarktığı ve çamdan düşen parçaların kendi bahçelerini kirlettiği gerekçesiyle çam ağacının dallarını keserek, Müsnet suçu işledikleri iddiası ile Şüphelilerin eylemlerine uyan suç nedeniyle yukarıda yazılı sevk maddeleri gereğince yargılamalarının yapılarak cezalandırılmaları iddiası ile dava açılmıştır.
Şikâyetçi beyanında: Şikâyetini tekrarla, sanıkların daha önceden dalları kesilen ağaçların dallarının zarar verdiğini söylemediklerini beyan etmiştir.
Sanık … …’ın beyanına göre dalların kesilmesi ikazının şikâyetçiye yapıldığını beyan etmiş,
Sanık … ağaçların dallarının zarar verdiğini önceden şikâyetçiye verdiğini söylediğini beyan etmiştir.
Yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, keşif anında şikâyetçiye ait bahçede bulunan ağacın dallarının sanığa ait bahçe tarafına bakan dallarının 8 adedinin kesilmiş olduğunu, bazı dalların sanığın bahçesine yaklaşık 15-20 cm boyutunda aştığını 23.01.2012 tarihli raporunda yazarak, sanığın bahçesine taşan ağaç dallarının ihtimal olarak zarar verebileceğini açıklamıştır.
Katılanın ağaç dallarının kesilmesi için önceden talep yapılmadığını beyan etmesi ve Sanıkların ağaç dallarının kesilmesi için katılana başvurduklarına ilişkin beyanlarının ne derece doğru olduğu tartışılıp saptanmamıştır.
Düzenlenen keşif tutanağı ve bilirkişi raporu, dosya içindeki olay yeri fotoğrafları, ağaç dallarının kesilme tarzı ve bilirkişi raporundaki 15-20 cm taşma beyanına göre, olayda 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 740/1. maddesinin “Komşunun arazisine taşarak zarar veren dal ve kökler, onun istemi üzerine uygun bir süre içinde kaldırılmazsa, komşu bu dal ve kökleri kesip kendi mülkiyetine geçirebilir.” hükmünün uygulama koşullarının bulunup bulunmadığı anlaşılamamaktadır.
Eksik araştırma ve gerekçe ile verilen beraat kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum.