Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/17893 E. 2014/11330 K. 05.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17893
KARAR NO : 2014/11330
KARAR TARİHİ : 05.06.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
82 yaşında olup beyanına göre bir gözünde %40 görme kaybı bulunan mağdur … emekli maaşının 200,00 TL’lik kısmını çekip kredi kartı borcunu yatırmak için … Caddesi üzerinde bulunan Halk Bankası’na gittiğinde yanına yaklaşan ve daha sonradan sanıklardan … olduğu belirlenen şahsın “amca nasılsın?” diye hal hatır sorup ” babam öldü, duymadın mı? Babamın vasiyeti var, biraz para dağıtacağım, para verecek yer var mı? ” diye sorduğu, mağdurun para verebileceği yerlerin bulunduğunu ancak bankada işi olduğunu söylediğinde şahsın koluna girerek kendisini yolun karşı tarafında bulunan Halk Bankası’nın önüne kadar götürdüğü, mağdur bankaya girdiğinde sanığın içeriye girmeyip dışarıda beklediği, bankadaki işini bitirip dışarı çıkan mağdurun yanına tekrar gelen sanığın, bu kez yanında, diğer sanık …’ü getirdiği, sanık …’ın
yanına gelen şahsı amcası olarak tanıtıp Almanya’dan geldiğini söylediği, sanık …’ün ” vasiyete göre cebinde ne kadar para varsa o kadar para vereceğiz ” diyerek mağdurdan cebinde ne kadar para olduğunu sorduğu, cebinde 200,00 TL para olduğunu söyleyen mağduru ” sen maaşını çekmedin mi, biz senin maaşını çekelim de o paraya göre sana para verelim ” deyince mağdurun daha çok para verilmesi için teklifi kabul ettiği, parasını çekmesi için banka kartını sanığa verdiği, sanığın içeriden çağırdığı güvenlik görevlisinden parayı çekmesini istediği, güvenlik görevlisinin mağdura sanıklar ile beraber olup olmadığını sorduğu, mağdurun beraber olduklarını söylemesi üzerine, 600,00 TL parayı çekerek banka kartı ile birlikte mağdura teslim ettiği, sanıkların mağduru bankanın karşı tarafındaki apartman boşluğuna götürüp, cebindeki paraları istedikleri, yardım parasının üst katta yaşlı bir bayanda olduğunu söyleyerek önce sanıklardan birisinin daha sonra diğerinin parayı getirmeye gidiyormuş gibi yaparak ortadan kayboldukları somut olayda; mağdurun kovuşturma aşamasında huzurdaki sanıkların kendisini dolandıran şahıslar olup olmadığını bilmediğine yönelik beyanına karşın soruşturma aşamasında gerek suçlular albümündeki fotoğraflarından gerekse yakalandıkları zaman yaptırılan canlı teşhiste sanıkları tanıdığını söylemesi, Halk Bankasının güvenlik kameralarının görüntülerinin incelenmesi sonucunda sanık …’ın sürekli olarak bankanın önünde dolanarak yaşlı insanları gözetlediği, sanık, mağdur ve güvenlik görevlisinin birlikte ATM den para çektiklerinin net bir şekilde tespit edildiğine dair tutanaklar birlikte değerlendirildiğinde sanıkların dolandırıcılık suçunu işlediklerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar ile sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 05.06.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.