Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/9246 E. 2014/3177 K. 20.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9246
KARAR NO : 2014/3177
KARAR TARİHİ : 20.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Adli emanetin 2007/551 sırasında kayıtlı eşyalar hakkında mahkemesince bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; … kuyumculuk işletmecisi katılanın, arkadaşları tanıklar …. ve… ile otururlarken 7 Eylül 2007 tarihinde işyerine gelen ve kendisini işyerinin devamlı müşterilerinden olan bir bayanın kızı olarak tanıtan sanığın, 06.01.2009 tarihli rapor içeriğine göre aldatma kabiliyetini haiz altın görünümlü sahte boyun zincirini bozdurmak istediğini söylemesi üzerine katılanın duyduğu güvenle yüzeysel bir inceleme neticesi ayar damgası bulunduğundan altın sandığı boyun zincirini alıp ona 390 TL para vermesi bilahare zinciri Kapalıçarşı’ya gönderdiğinde sahte olduğunu öğrenmesi, sanığın aynı dükkana bu kez 17.09.2007 tarihinde gelip adli emanete alınan benzer zinciri satmak istemesi ve fakat katılan tarafından teşhis edilip, oyalanarak emniyet güçlerince yakalanmasını sağlaması şeklinde gerçekleşen eylemlerin iki ayrı suçu değil “zincirleme dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında yukarıda belirtilen eleştiri ve aşağıda yazılan bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Cezanın “asgari hadden tayin ve tespit edildiği” belirtilerek temel hapis cezası alt sınırdan verildiği halde adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel tam gün birim sayısının asgari hadden uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye neden olunması,
2- TCK’nın 53/1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vaseyet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve aynı maddenin a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının 1 no’lu paragrafında yer alan “100”; ikinci paragrafındaki “150”; dördüncü paragraftaki “3,750” rakamlarının çıkartılarak yerlerine sırasıyla “5”; “7” ve “150” rakamları yazılmak ve 5. paragrafının hükümden çıkartılarak yerine “sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” paragrafı yazılmak, suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.