YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9413
KARAR NO : 2014/3184
KARAR TARİHİ : 20.02.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, önce katılanın dayısını ardından da katılanı arayarak …Derneği Başkanı olduğunu, kendisine… isimli mağazada iş bulduğunu, gerekli görüşmeleri yaptıktan sonra tekrar arayacağının söyleyip beş dakika sonra yeniden aradığında, işe girebilmesi için birkaç tane takım elbise ve ayakkabı alması gerektiğini, ayrıca 1000,00 TL ile 2.000,00 TL arasında para lazım olduğunu, işi başka birisinin daha istediğini söyleyip, 1200,00 TL nakit para, 500,00 Amerikan Doları ve 550,00 Avro aldıktan sonra güven telkin etmek amacıyla katılanın yanında telefon ile birilerini arayıp “… Bey geliyor, siz ona bir kahve içirin, ben elbise ve ayakkabılarını hazırlatıp geleceğim” dediği, katılana sahte bir adres verip onu gönderdikten sonra aldığı paralar ile ortadan kaybolduğu somut olayda; katılanın beyanları ile sanığın üzerine atılı suçu işlediğini kabul ettiğine dair ikrarı karşısında dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında; 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi gereğince hüküm kurulurken, hapis cezası ile birlikte adli para cezasına da karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sadece hapis cezasına hükmedilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.