Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1496 E. 2014/16295 K. 14.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1496
KARAR NO : 2014/16295
KARAR TARİHİ : 14.10.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
50 yaşlarında ve bekar olan katılanın evlenmek istemesi nedeniyle sanık …’dan yardım istediği, sanık …’ın sanık … ve eniştesi olarak da …’nın gerçekte birlikte yaşadığı sanık … ile tanıştırdığı, sanık … ile evlenme kararı alan katılanın sanık …’in istemesi üzerine 500 TL tutarında altın, yine farklı zamanlarda sanık … ve …’in talepleri üzerine çeşitli miktarlarda para, altın ve eşyayı sanıklara verdiği , ayrıca bu süreçte kendisine sanık … ‘nin dayısı olarak tanıtılan ve evine gelen sanık … ‘ya da …’in borcunu ödemek üzere 500 TL para verdiği, sanık …’nin her defasında nüfus cüzdanını babasının maaşını alabilmek amacıyla işlemler yaptığını söyleyerek vermediği ve eşya, paraları aldıktan sonra da katılanın yanından ayrıldığı olayda, sanıkların başından itibaren katılanı evlenme vaadiyle kandırıp, ondan menfaat temin ettikleri anlaşıldığından, eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, katılandan değişik zamanlarda haksız menfaat temin eden sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafii ve sanıklar …, …, … ‘nın temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 14.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.