Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/21038 E. 2014/11353 K. 09.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21038
KARAR NO : 2014/11353
KARAR TARİHİ : 09.06.2014

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurumuna ait eşya hakkında hırsızlık, kamu malına zarar verme, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Bir kimsenin konutuna,konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girildikten sonra çıkmayan kişi konut dokunulmazlığı suçunu işlemiş olur. Konuta girmek,failin bütün vücudu ile tamamen konuta girmesi demektir. Bu nedenle,konutun eklentisi içinde olmamak kaydıyla, pencereden içeriye bakma, kapıyı dinleme camı tıkırdatma,dış kapı zilini çalma bu suçu oluşturmaz. Konuta veya eklentisine nereden girildiğinin önemi yoktur. Konuttan çıkmamak,konut sahibinin rızası ile girilen konuttan, söz, hareket ve tavırlarıyla kendisini çıkmaya davet edilmesine rağmen, çıkmamaktadır. Suçun oluşması için,sahibinin rızası olmadan girilen yada rızayla girildikten sonra istendiği halde dışarı çıkılmayan bir konut veya eklentisi olmalıdır. Konut, (mesken) bir kimsenin geçici de olsa oturmak için sığındığı her nevi yer olarak tanımlanabilir. Medeni Kanun’un 19. maddesinde tanımlanan her ikametgah TCK anlamında bir konuttur Kişinin ihtiyaçlarından bir veya bir kısmının yerine getirildiği yani yaşamsal faaliyetlerini geçirdikleri yer konuttur. Konutun bir bina olması şart değildir. Konut eklentisi (müştemilat) ;konuta bitişik yada onun yakınında olan, konut veya benzerî yapıların kullanılış amaçlarından herhangi birini tamamlayan diğer yapılar veya yerlerdir. Balkon, koridor, sahanlık, etrafı çitle çevrili avlu,eve ait etrafı duvarla çevrili bahçe, buna örnek gösterilebilir. Diğer bir anlatımla, girilmesi konutta oturanların huzur ve güvenliğini bozabilecek konuta bağlı veya pek yakın ek yapılar veya yerlerdir. Avlu, ahır, bahçe, taraça, samanlık, odunluk, kömürlük, balkon gibi yerler eklentidir. Konut veya eklentiyi dış dünyadan ayırıcı belirtiler, o yer sahibinin yaşama biçimi, mevcut olanakları, sosyal ve ekonomik durumu ile kültürel ve yöresel özelliklere, gelenek ve göreneklere göre farklılıklar gösterebilir. Bu husus, olaysal olarak değerlendirilmeli, tayin ve takdir edilmelidir.
Suça sürüklenen çocukların, Tariş Zeytin ve Zeytinyağları Tarım Satış Kooperatifi’ne ait yağ kombinasının labaratuar olarak kullanılan ikinci kattaki bölümüne duvarı delmek suretiyle girerek, içerdeki bakır kabloları tezgah üzerinden söktükleri ve ayrıca, bıçak, boru anahtarı, dört adet regilatör ve buna bağlı vanaları da aldıkları, iş yerinde çalışan kişilerin durumu polise ve işyeri yetkililerine bildirdiği, polislerin, çocukları kaçarken bahçe içerisinde yakaladıkları, böylece suça sürüklenen çocukların kamu malına zarar verme, nitelikli hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, suça sürüklenen çocuk, katılan ve tanık beyanları, yakalama ve görgü tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre, nitelikli hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarının, suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğinin sabit olduğu, söz konusu işyerindeki duvarın daha önce başkaları tarafından delindiği, çocukların bu eylemi gerçekleştirdiklerine dair delil bulunmadığı ve katılan işyerine ait bakır kablolarının çalınmak istenmesi sırasında zorunlu olarak kesilmesi suretiyle, çalınmak istenen malın aynına zarar verildiği anlaşılan olayda, hırsızlık suçu dışında ayrıca mala zarar verme suçunun da oluşmayacağı dikkate alınarak, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve suça sürüklenen çocuklar müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suça sürüklenen çocuklar hakkında daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarından sonra, öngörülen deneme süresi içinde yeni bir suç işledikleri gerekçesiyle, kararı veren ilgili mahkemeye ihbarda bulunulması ile yetinilmesi
gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesine aykırı olarak söz konusu kararların kaldırılmasına da karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkralarından, “hükmün açıklanmasına ilişkin kararların kaldırılarak” ibarelerinin çıkartılması suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.