Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/18054 E. 2014/11373 K. 09.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18054
KARAR NO : 2014/11373
KARAR TARİHİ : 09.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-)Dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın olay tarihinde kamyonuyla yük taşıyan müştekinin aracına otostop yaparak binerek, Alaca ilçesine gideceğini öğrenci olduğunu söylediği, konuşmalar sırasında, müştekinin Ordu’ya gittiğini öğrenince ilçede yurtta kalan kız arkadaşı olduğunu kız arkadaşımla beni Samsun’a götürürmüsün dediği, arkadaşıyla konuşuyor gibi cep telefonundan konuşmalar yaptığı, müşteki kabul edince arkadaşımın yurda 350.TL borcu var ödemezsek izin vermiyorlar arkadaşımı alınca kartla öderim diye para istediği öğrenci olduğuna inanıp ikna olan müştekinin 350. TL yi verdiği, sanığın araçtan ayrılırken kızı alıp geliyorum dediği müşteki
uzun süre beklediği halde dönmemesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın eyleminin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-)Hırsızlık suçundan açılan dava üzerine kurulan hükmün incelenmesinde,
Sanığa yüklenen hırsızlık suçunun tabi olduğu sanık lehine olan ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zaman aşımının suç tarihi olan 14.03.2005 ile inceleme tarihi arasında gerçekleşmiş olması nedeniyle ile sanık müdafinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 09.06.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.